background img

The New Stuff

Sevimli Tehlikeli / Film Yorumu


Özcan Deniz'in son eseri Sevimli Tehlike'yi bu haftasonu arkadaşlarımla birlikte izlemeye gittik. Daha önceden fragmanını izlediğimiz ve merak ettiğimiz bir film olduğu için direkt bu filme biletimizi aldık.

Özcan Deniz yine oldukça yetenekli bir oyuncu kadrosu oluşturmuş. Başrolleri Şükrü Özyıldız ve Ayça Ayşin Turan paylaşıyor. Özcan Deniz bu sefer filmde oynamamış ve sadece senarist ve yönetmen kimliğiyle arka tarafta kalmış.


Oldukça ilgi çekici ve farklı, aynı zamanda yürek burkan bir hikaye anlatılıyor. Fakat bu burukluk filmin sadece başı ve sonunda yaşanıyor. Romantik Komedi kategorisi içerisinde sunulsa dahi film her duyguyu içinde fazlasıyla barındırıyor.

Filmin isminden de anlaşılacağı üzere filmdeki olaylar tamamen sevimli fakat tehlike dolu bir süreç içerisinde gelişiyor. Ayrıca filmin müzikleri beni benden aldı. Her anlamda beni tatmin etti film ve salondan dolu gözlerle fakat yüzümde bir tebessüm eşliğinde çıktım.

Kesinlikle izlemenizi öneririm. Son zamanlarda çıkan kaliteli nadir filmlerden biri.

FİLMİN KONUSU*

Zarok, çok uzun yıllar önce Edirne'de henüz beşikteki bir kız çocuğunu kaçırıp, bir ailenin ömür boyu büyük acılar yaşamasına neden olur. Aradan uzun yıllar geçer ve Zarok, eline geçen bir fırsatı değerlendirir.Vicdan azabını hafifletmek için bu sefer, daha önce kaçırdığı kızı tekrar kaçırarak gerçek ailesine götürecektir. Fakat bu süreçte her iki karakteri de aşk dolu bir macera beklemektedir.

*(beyazperde.com)'dan alıntıdır.

Gezdim Gördüm / İstanbul

Merhaba arkadaşlar.

Geçtiğimiz haftalarda 4 günlük bir İstanbul tatiline çıkmıştım. 4 gün boyunca gezebildiğim kadar yer gezdim ve fazlaca inceleyerek size bu mekanlar hakkında bilgi vermek istedim. Şayet vakit geçirmek istediğiniz bir yer ararsınız ve bulamazsınız, bu postum da size güzel bir rehber olmuş olur.

Öncelikle kaldığımız semt Kadıköy'dü. Kaybolası ara sokakları ve çeşit çeşit mekanları, çeşit çeşit mağazaları her gittiğimde aklıma daha da bir derin kazınıyor. O mağazalar elimi her ne kadar kredi kartına götürüyor olsa da, yanımda beni dindiren arkadaşlarım olduğu için tek bir parça bile almadan Edirne'ye geri dönüyorum.

İlk olarak kaldığımız Hostel'den bahsetmek istiyorum: Hush Hostel Lounge. Öncelikli olarak, biz öğrenciler için, İstanbul'a arada bir kaçamak yaptığımız zamanlarda konaklayabileceğimiz, maddi açıdan oldukça uygun bir yer (Geceliği kişi başı 50 TL). Ayrıca sıcakkanlı ve güler yüzlü personelleriyle çok kolay bir şekilde arkadaş olabiliyorsunuz. Her İstanbul'a gittiğimizde kalacak yer sıkıntısı çekiyorduk fakat artık direkt olarak gideceğimiz yer Hush Hostel Lounge olacak.


Lusnika Cafe ile öğle saatlerinde gidilebilecek mekanları anlatmaya başlayalım.

Lusnika Cafe, 3 katlı tarihi bir binaya yayılmış bir yer. Genelde devrimci şarkılarının çaldığı fakat aynı zamanda otantik bir havaya da bürünmeye ''çalışılan'' bir mekan. Açıkçası ben çok sevemedim, beni saran bir mekan olmadı. Tek güzel tarafı içeride sigara içilebiliyor olması. Onun dışında özellikle gidebileceğim bir cafe değil. Fakat aksine çok seven arkadaşlarım ve okuduğum başka yorumlara göre çok beğenen insanlar var. Bir de siz gidip bakın en iyisi. (Balıkçılar çarşısının bir üst sokağında, bit pazarının bitiminde.)

İkinci olarak, Mosquito Cafe'ye gidiyoruz. Tek kelimeyle: Harika! Cafe'ye girdiğiniz andan itibaren sizi karşılayan müthiş güler yüzlü personelleriyle, harika menüsü ile, iç dizaynı ile, mekanın geneli ile gerçekten harika bir yer. Oldukça elit ve modern bir mekan, keza gelen müşteriler de öyle. Arkadaşlarınızla bir hafta sonu karnınızı doyurup ardından bir şeyler içmek için ve keyifli sohbet edebilmeniz için çok uygun bir mekan. Kadıköy'de Caferağa Mahallesinde bulunan bu Cafe'ye mutlaka yolunuz düşsün!

Ek olarak gün içerisinde yemek yediğimiz bir mekan olmadı. Ne zaman karnımız acıksa, her köşe başında bir Burger King, Mc Donald's olduğundan, direkt kendimizi oralara atıyorduk. Olabildiğince sağlıksız besleniyorduk anlaşılacağı üzere.

Gelelim Rock n Rolla'ya. Keyifli bir öğleden sonra ve akşam geçirmek istiyorsanız, tereddütsüz gelebileceğiniz bir mekan. Fiyatları oldukça uygun, çalışanlar oldukça güler yüzlü. Mekanın Taksim'de de yeri varmış. Oraya ne yazık ki gidemedim. Kadıköy'dekine çok rahatlıkla gidebilir ve oldukça uygun fiyata, güzel bir akşam geçirebilirsiniz.


Eskici Bar ile postumu kapatıyorum...


İstiklal'de Pub olarak bulunan Eskici'ye bir önceki İstanbul gezimde gitmiştim. İstiklal'deki daha sakin ve insanların çoğu kendi masasına kapanık bir şekilde geçiriyorlar vakitlerini. Yani durağan ve dediğim gibi sakin bir mekan. Böyle bir Pub arıyorsanız İstiklal'deki Eskici Pena'ya gidin derim. Fakat ''Hayır, biz deli dolu, gece boyu dans edebileceğimiz bir yer istiyoruz'' diyorsanız, Kadıköy'de Sokakta Hayat Var tabelasının tam karşısındaki Eskici Bar'ı size önerebilirim. Genelde eski Türkçe Pop şarkılar eşliğinde harika bir club havası var. Yanınızdaki masayla çabucak arkadaş olabiliyor ve gece boyu dans edebiliyorsunuz.

#YerliDizi - Şeref Meselesi


Şeref Meselesi, son dönemde Türk televizyonunda yayınlanan başarılı dizilerden biri. Dizinin oyuncu kadrosu, çekimi ve konusu oldukça başarılı.

Dizi, 2006-2012 yılları arasında yayınlanmış bir İtalyan dizisi L'onore e il Rispetto'dan uyarlanmış. Dizi Mart ayında 4. sezonuyla yayınlanmaya devam edecek. Aslına bakılırsa İtalyanlardan uyarlanmış olması, yani daha doğrusu dizinin direkt olarak Türk senaristlerinin elinden çıkmamış olması diziye olan ilgimi düşürmüyor. Son bir kaç yıldır zaten bizim senaristlerin kalemi pek hareketlenmediği ve sürekli dış ülkelerden dizileri alıp uyarladığımız için artık pek dizi izlemez olmuştum. Fakat Şeref Meselesi'ni o kategoriye dahil etmedim. Çünkü Altan Dönmez sevdiğim bir yönetmen. Çok başarılı bir projeyi bizlere sunuyor. Dizinin çekim kalitesi ise dizinin izlenebilitesini artırıyor, bana göre.

Diziyi çok yarım yamalak izledim ne yazık ki. İlk bölümleri aksatmadan izliyordum fakat sonrasında uzun bir ara izleyemedim. Bu aralar kesik kesik yine izliyorum fakat boş bir anımda oturup en başından izleme gibi bir düşüncem var. Ondan önce dizinin orjinalini yani İtalyan yapımını da izlemeyi ve ona göre tekrar bir karşılaştırma ile yorumlamak istiyorum.


DİZİNİN KONUSU
Ayvalıktan İstanbul'a dönen bir ailenin, yakın bir akrabası tarafından tanıştırıldığı Sadullah isimli bir mafya babası tarafından oyuna getirilmesi. Bunun üzerine evin büyük oğlu Yiğit'in intikam almak için yaptıklarını konu alıyor.

OYUNCU KADROSU
Kerem Bursin
Yasemin Allen
Şükran Ovalı
Uğur Uzunel
Burcu Biricik
Tilbe Saran

Nereye? - Can Dündar

İdolüm, yazdıklarını okurken kendimi apayrı bir dünyada apayrı bir zaman diliminde yaşıyormuşum gibi hissettiren adam; Can Dündar.

Uzun zamandır blogumu takip eden arkadaşlarım Can Dündar ve Kristin Hannah'a karşı olan ilgimi çok iyi biliyorlardır. Her iki yazar da yazım dili olarak da kariyer hayatı olarak da örnek aldığım insanlar. Umarım onlar kadar başarılı bir yazar olabilirim.

Nereye?, 2001 yılına ait bir kitap. Denemelerden, kısa yazılardan oluşuyor. Bu da, bu şekilde yazılan tüm kitaplarda olduğu gibi, kitabın daha hızlı okunmasına ve bitmesini sağlıyor. Kitap 4 farklı bölümden oluşuyor. Bunlar; ''Dünya Nereye?'', ''Yeni Çağ Nereye?'', ''Hayat Nereye?'', ''Aşk Nereye?''

Bölüm başlıklarından da anlaşılacağı üzere, ilk bölüm Dünya Siyaseti ve o dönem içerisinde yaşanılanları ele alıyor. İkinci bölümde geçen zamanın nesili nereye götüreceği üzerine notlar bulunuyor. Üçüncü bölümde daha çok kendinden bahseden Can Dündar son bölümde de kadın erkek ilişkisi ve aşk üzerine yorumlamalarda bulunuyor.

Eski bir kitap olmasına rağmen, okumanızı öneririm. Zaten biraz popüler kültürden sıyrılıp yakın geçmişimiz ve daha önceki zamanlara ait kitaplarımızı da hatırlayıp, onlara vakit ayırmalıyız.

Dediğim gibi okunması kolay, çabuk biten bir kitap. Eksiniz değil artınız olacaktır.

Keyifli okumalar!

Fotoğrafım
Edirne, Ayşekadın, Turkey
19 Ocak 1996, İskenderun doğumlu. Trakya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü mezunu. 13 yaşından beri blogger. 2012 Hürriyet Bumerang Ödülleri'nde En Uyumlu site üçüncülüğüne hak kazandı. İlk kitabı İkinci Kadının Hikâyesi ise Temmuz 2016 yılında basıldı. Tüm kitabevleri ve online kitapçılarda satışta.