background img

The New Stuff

new york times bestseller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
new york times bestseller etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Facebook olsun, Twitter olsun, Tumblr olsun, bütün internet sitelerinde resminin ve adının çok dolandığını gördüğümden hep merak ettiğim bir kitap olarak, kitap listemde duruyordu Aynı Yıldızın Altında. Daha sonra filminin de yapılıyor olduğunu görünce, filmi çıkmadan alıp okumalıyım, dedim ve kitabı henüz bitirmiş bulunmaktayım.

Çok etkilendiğimi söylemeden edemeyeceğim. Yazarın kullandığı samimi dil ve olay örgüsü çok başarılı. Kızın kanser olması beni derinden yakalayan nokta oldu. Arkadaşlarımın ailesinde ve özellikle benim de teyzemin kanser olması, kitabı okurken daha çok içimi acıttı. Beni daha çok duygulandırdı.

Kitaptan çok fazla bahsetmek istemiyorum ki zaten yaptığım kitap yorumlarında bir kitabı çok beğenmişsem ondan oldukça az bahsetmeyi tercih ediyorum. Çünkü sizler de okurken aynı heyecanı, aynı duyguları ilk olarak yaşayın istiyorum.

Eğer siz de benim gibi bir kitabın filmi varsa önce kitabını okumak taraftarıysanız, filmi çıkmadan bir an önce alın okuyun derim. Ben kitabı çok sevdim ve kitaptan çok etkilendim. Her zaman favori kitaplarımdan biri olacak.

Aynı Yıldızın Altında - John Green


Facebook olsun, Twitter olsun, Tumblr olsun, bütün internet sitelerinde resminin ve adının çok dolandığını gördüğümden hep merak ettiğim bir kitap olarak, kitap listemde duruyordu Aynı Yıldızın Altında. Daha sonra filminin de yapılıyor olduğunu görünce, filmi çıkmadan alıp okumalıyım, dedim ve kitabı henüz bitirmiş bulunmaktayım.

Çok etkilendiğimi söylemeden edemeyeceğim. Yazarın kullandığı samimi dil ve olay örgüsü çok başarılı. Kızın kanser olması beni derinden yakalayan nokta oldu. Arkadaşlarımın ailesinde ve özellikle benim de teyzemin kanser olması, kitabı okurken daha çok içimi acıttı. Beni daha çok duygulandırdı.

Kitaptan çok fazla bahsetmek istemiyorum ki zaten yaptığım kitap yorumlarında bir kitabı çok beğenmişsem ondan oldukça az bahsetmeyi tercih ediyorum. Çünkü sizler de okurken aynı heyecanı, aynı duyguları ilk olarak yaşayın istiyorum.

Eğer siz de benim gibi bir kitabın filmi varsa önce kitabını okumak taraftarıysanız, filmi çıkmadan bir an önce alın okuyun derim. Ben kitabı çok sevdim ve kitaptan çok etkilendim. Her zaman favori kitaplarımdan biri olacak.


Kristin Hanah'ın bir kitabının daha sonuna gelmiş bulunmaktayım...

Evden Çok Uzakta kitabından hemen sonra başladığım Gerçek Renkler'i hiç şüphesiz ki yine çok beğendim. Zaten artık Kristin Hannah'a karşı öyle bir sempati besliyorum ki, kitabı elime aldığımda bile acayip derecede heyecanlanıyor ve büyük bir merakla okuyorum. Geriye bir kitabı kaldı okumadığım, o da Sevgi Uğruna Yaptıklarımız. Onu da kısa zaman içinde hemen okumayı düşünüyorum.

***

Kitabı özetleyecek olursak: Winona, Aurora ve Vivi Ann adında üç kız kardeş. Annelerinin ölümü onları yıkar ve babalarını da tamamen değiştirir. Kızlarıyla hiçbir zaman gurur duymayan, sürekli milletin ne dediğine bakan bir baba. Tek farklı davrandığı kızı Vivi Ann'di fakat o da daha sonradan noktalandı.

Winona, başarılı bir avukattır. Vivi Ann ise atlara meraklı, güzeller güzeli bir kız. Vivi Ann, bir gün herkesi yok sayacak ve kalbinin sesini dinleyecek. Hiç beklemediği bir anda kör kütük aşık olacak ve bu da herkesin tepkisini toplayacak. Tüm kasaba, her zaman olduğu gibi Vivi Ann'i konuşacak.

Winona, kardeşini ne kadar çok sevse de, her zaman ilgi odağı olmasını kıskanmaktadır, içten içe. Babasının kendisiyle gurur duyması için kırk takla atmasına rağmen bir karşılık alamamış olması da cabası. Fakat yine de güçlü durmaya çalışmaktadır.

Aurora'nın ise evlilik hayatı yıkıma uğrar ve bu yıkım Aurora'yı tamamen değiştirir ve güzelleştirir.

Bir gün kötü bir olay Grey ailesinin kapısını çalar. Vivi Ann, hiç beklemediği bir olayla yüz yüze kalır. Hayatının sona erdiğine inanır ve aylarca, yıllarca kendini boş verir. O güzeller güzeli kız, artık çökmüş bir kadındır.

Winona, bu olay sonrasında Vivi Ann'e yardımcı olmadığı için pişmanlık duyacaktır. Ve sonra Winona, her şeyi boş vererek, kardeşinin ellerinden tutacak, onu bu kötü olay sonucunda mutlu olmak için sonuna kadar savaşacaktır. Ve Winona, amacına ulaşır. Grey ailesi sonunda mutlu olur.

***

Kristin Hannah, gerçekten biz okuyucularını nasıl etkileyeceğini, nasıl ağlatıp, nasıl güldüreceğini ve nasıl mutlu edeceğini çok iyi biliyor. Kristin Hannah ve kitapları her zaman için vaçgeçilmezlerim arasında olacak. Tüm kitaplarını, ayrı bir şiddetle tavsiye ediyorum!

Gerçek Renkler - Kristin Hannah


Kristin Hanah'ın bir kitabının daha sonuna gelmiş bulunmaktayım...

Evden Çok Uzakta kitabından hemen sonra başladığım Gerçek Renkler'i hiç şüphesiz ki yine çok beğendim. Zaten artık Kristin Hannah'a karşı öyle bir sempati besliyorum ki, kitabı elime aldığımda bile acayip derecede heyecanlanıyor ve büyük bir merakla okuyorum. Geriye bir kitabı kaldı okumadığım, o da Sevgi Uğruna Yaptıklarımız. Onu da kısa zaman içinde hemen okumayı düşünüyorum.

***

Kitabı özetleyecek olursak: Winona, Aurora ve Vivi Ann adında üç kız kardeş. Annelerinin ölümü onları yıkar ve babalarını da tamamen değiştirir. Kızlarıyla hiçbir zaman gurur duymayan, sürekli milletin ne dediğine bakan bir baba. Tek farklı davrandığı kızı Vivi Ann'di fakat o da daha sonradan noktalandı.

Winona, başarılı bir avukattır. Vivi Ann ise atlara meraklı, güzeller güzeli bir kız. Vivi Ann, bir gün herkesi yok sayacak ve kalbinin sesini dinleyecek. Hiç beklemediği bir anda kör kütük aşık olacak ve bu da herkesin tepkisini toplayacak. Tüm kasaba, her zaman olduğu gibi Vivi Ann'i konuşacak.

Winona, kardeşini ne kadar çok sevse de, her zaman ilgi odağı olmasını kıskanmaktadır, içten içe. Babasının kendisiyle gurur duyması için kırk takla atmasına rağmen bir karşılık alamamış olması da cabası. Fakat yine de güçlü durmaya çalışmaktadır.

Aurora'nın ise evlilik hayatı yıkıma uğrar ve bu yıkım Aurora'yı tamamen değiştirir ve güzelleştirir.

Bir gün kötü bir olay Grey ailesinin kapısını çalar. Vivi Ann, hiç beklemediği bir olayla yüz yüze kalır. Hayatının sona erdiğine inanır ve aylarca, yıllarca kendini boş verir. O güzeller güzeli kız, artık çökmüş bir kadındır.

Winona, bu olay sonrasında Vivi Ann'e yardımcı olmadığı için pişmanlık duyacaktır. Ve sonra Winona, her şeyi boş vererek, kardeşinin ellerinden tutacak, onu bu kötü olay sonucunda mutlu olmak için sonuna kadar savaşacaktır. Ve Winona, amacına ulaşır. Grey ailesi sonunda mutlu olur.

***

Kristin Hannah, gerçekten biz okuyucularını nasıl etkileyeceğini, nasıl ağlatıp, nasıl güldüreceğini ve nasıl mutlu edeceğini çok iyi biliyor. Kristin Hannah ve kitapları her zaman için vaçgeçilmezlerim arasında olacak. Tüm kitaplarını, ayrı bir şiddetle tavsiye ediyorum!


Kristin Hannah'nın kitaplarını okumak benim için çok çok çok büyük bir zevk gerçekten. Hannah, beni her kitabında etkilemeyi başarıyor ve Evden Çok Uzakta adlı kitabı da onlardan biri oldu.

Yazar bu kitapta, bir ailenin nasıl parçalanabileceğini anlatıyor. Fakat şimdiye kadar hiç okumadığımız, görmediğimiz bir yolla.

Jolene, yıkık dökük bir ailede geçirir çocukluğunu. Alkolik bir baba ve babaya platonik bir aşk besleyen anne. Sevgi nedir bilmeyen Jolene, büyüdüğünde Michael ile harika bir evliliğe adım atarlar. Fakat daha harika ve etkileyici olan ise Jolene ile Michael'in tanışmaları ve ilk görüş sonrasında 6 yıl sonra buluşmaları.

Jolene, Hava Kuvvetlerinde komutandır. Uçmayı çok seviyor. Fakat böyle bir işe sahip olmasından Michael hiç memnun değil. İlerleyen bölümlerde Jolene, en yakın arkadaşı Tami ile Irak'a savaşa gider. Gitmeden önce Michael söylediği o söz aileyi en orta noktasından parçalayacak ve toparlaması da zor olacak. Her ne kadar o sözü söylediğine pişman olsa da.

Jolene ve Tami, Irak'taki savaşta hayatlarının tamamen değişeceğini içten içe bilseler de hiçbir zaman bunu kabullenmediler. Fakat ne yazık ki ikisinin de korktuğu şey başlarına geldi.

Ve bu olay sonucunda, aileler tamamen değişti. Hatalar, pişmanlıklar ve en önemlisi de aşk, sizi bu kitapta içine alacak.

Kitabın başında her ne kadar sizin de canınız acıdığı için gözyaşı dökseniz de, kitabın sonlarında o gözyaşlarınız mutluluktan akacak.

Bu kitabı mutlaka alıp okumalısınız.

Hannah'nın diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitap da benim için çok ayrı bir yere sahip oldu. Sahi, Kristin Hannah'nın her kitabı benim için hep ayrı bir yerde olacak.

Evden Çok Uzakta - Kristin Hannah


Kristin Hannah'nın kitaplarını okumak benim için çok çok çok büyük bir zevk gerçekten. Hannah, beni her kitabında etkilemeyi başarıyor ve Evden Çok Uzakta adlı kitabı da onlardan biri oldu.

Yazar bu kitapta, bir ailenin nasıl parçalanabileceğini anlatıyor. Fakat şimdiye kadar hiç okumadığımız, görmediğimiz bir yolla.

Jolene, yıkık dökük bir ailede geçirir çocukluğunu. Alkolik bir baba ve babaya platonik bir aşk besleyen anne. Sevgi nedir bilmeyen Jolene, büyüdüğünde Michael ile harika bir evliliğe adım atarlar. Fakat daha harika ve etkileyici olan ise Jolene ile Michael'in tanışmaları ve ilk görüş sonrasında 6 yıl sonra buluşmaları.

Jolene, Hava Kuvvetlerinde komutandır. Uçmayı çok seviyor. Fakat böyle bir işe sahip olmasından Michael hiç memnun değil. İlerleyen bölümlerde Jolene, en yakın arkadaşı Tami ile Irak'a savaşa gider. Gitmeden önce Michael söylediği o söz aileyi en orta noktasından parçalayacak ve toparlaması da zor olacak. Her ne kadar o sözü söylediğine pişman olsa da.

Jolene ve Tami, Irak'taki savaşta hayatlarının tamamen değişeceğini içten içe bilseler de hiçbir zaman bunu kabullenmediler. Fakat ne yazık ki ikisinin de korktuğu şey başlarına geldi.

Ve bu olay sonucunda, aileler tamamen değişti. Hatalar, pişmanlıklar ve en önemlisi de aşk, sizi bu kitapta içine alacak.

Kitabın başında her ne kadar sizin de canınız acıdığı için gözyaşı dökseniz de, kitabın sonlarında o gözyaşlarınız mutluluktan akacak.

Bu kitabı mutlaka alıp okumalısınız.

Hannah'nın diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitap da benim için çok ayrı bir yere sahip oldu. Sahi, Kristin Hannah'nın her kitabı benim için hep ayrı bir yerde olacak.


Cinayetler... Ölümler... Araştırmalar...

Clarie Elliot, oğlu Noah'ı tehlikelerden kurtarmak için Tranquility'nin Locust gölü kenarında bir eve taşınır. Noah buraya bir türlü ısınamamaktadır. Ta ki Amelia ile tanışana kadar.

O sıralarda, cinayetler ve ölümler başlıyor. Bir çok çocuk en yakınlarındakini sebepsiz yere öldürmeye başlıyor. Anneleri, babaları ve hatta kendilerinden küçük kardeşleri bir Kan Gölü'nün içerisinde bulunuyor. Çocukların, bu sebepsiz yere aniden saldırganlaşmasını araştırıyor Clarie. Her defasında yaklaştığını düşünüyor, yaklaşıyor da aslında fakat ortalıkta ters giden başka bir şeyler de var.

Kitabın sır perdesi, Noah'ın bir gece Amelia ile birlikte gezintiye çıkması sonrasında açılmaya başlıyor. Noah da birden bire saldırgınlaşmaya ve diğer çocuklarda olan belirtileri göstermeye başlar. Clarie korkar ve oğlunu korumaya çalışır.

Clarie, aynı zamanda araştırmalarını mutlaka sürdürür. Locust Gölü üzerindeki araştırmalarına devam eder. Max adlı biyoloğun kendisinden bir şeyler sakladığını sanır ve Max'i aramaya başlar. Max'i bulur fakat istediği şekilde değil. Bunun sonrasında Clarie, ölümle karşı karşıya kalıyor defalarca.

Peki Clarie kurtulacak mı?
Bu saldırganlıkların, cinayetlerin sebebi bulanacak mı?
Max'e ne oldu?
Asıl suçlu kim?
Emin olun en beklemediğiniz kişileri aniden Kan Gölü'nün içinde bulacaksınız!

Ve aklınızda oluşan bir çok sorunun cevabı kesinlikle bu kitapta!
...

Tess Gerritsen, gerilim romanlarında tek geçebileceğim harika bir yazar. Gerritsen'in kitaplarını okumak bana çok büyük bir keyif veriyor. Okurken ciddi derecede korktuğum, gerildiğim ve ara sıra da midemin bulandığı kısımlar mutlaka oluyor. Yani o etkileri okurken çok net alabiliyorum. Bu sebeple gerilim romanı okumak istediğim zamanlarda ilk tercihim hep Gerritsen'den yana oluyor.

Tess Gerritsen'in en çok İkiz Bedenler adlı kitabını beğeniyordum fakat Kan Gölü'nden sonra ne yalan söyleyeyim İkiz Bedenler bir adım geride kaldı.

Gerilim romanı sevenlere kesinlikle tavsiyemdir.

Kan Gölü - Tess Gerritsen


Cinayetler... Ölümler... Araştırmalar...

Clarie Elliot, oğlu Noah'ı tehlikelerden kurtarmak için Tranquility'nin Locust gölü kenarında bir eve taşınır. Noah buraya bir türlü ısınamamaktadır. Ta ki Amelia ile tanışana kadar.

O sıralarda, cinayetler ve ölümler başlıyor. Bir çok çocuk en yakınlarındakini sebepsiz yere öldürmeye başlıyor. Anneleri, babaları ve hatta kendilerinden küçük kardeşleri bir Kan Gölü'nün içerisinde bulunuyor. Çocukların, bu sebepsiz yere aniden saldırganlaşmasını araştırıyor Clarie. Her defasında yaklaştığını düşünüyor, yaklaşıyor da aslında fakat ortalıkta ters giden başka bir şeyler de var.

Kitabın sır perdesi, Noah'ın bir gece Amelia ile birlikte gezintiye çıkması sonrasında açılmaya başlıyor. Noah da birden bire saldırgınlaşmaya ve diğer çocuklarda olan belirtileri göstermeye başlar. Clarie korkar ve oğlunu korumaya çalışır.

Clarie, aynı zamanda araştırmalarını mutlaka sürdürür. Locust Gölü üzerindeki araştırmalarına devam eder. Max adlı biyoloğun kendisinden bir şeyler sakladığını sanır ve Max'i aramaya başlar. Max'i bulur fakat istediği şekilde değil. Bunun sonrasında Clarie, ölümle karşı karşıya kalıyor defalarca.

Peki Clarie kurtulacak mı?
Bu saldırganlıkların, cinayetlerin sebebi bulanacak mı?
Max'e ne oldu?
Asıl suçlu kim?
Emin olun en beklemediğiniz kişileri aniden Kan Gölü'nün içinde bulacaksınız!

Ve aklınızda oluşan bir çok sorunun cevabı kesinlikle bu kitapta!
...

Tess Gerritsen, gerilim romanlarında tek geçebileceğim harika bir yazar. Gerritsen'in kitaplarını okumak bana çok büyük bir keyif veriyor. Okurken ciddi derecede korktuğum, gerildiğim ve ara sıra da midemin bulandığı kısımlar mutlaka oluyor. Yani o etkileri okurken çok net alabiliyorum. Bu sebeple gerilim romanı okumak istediğim zamanlarda ilk tercihim hep Gerritsen'den yana oluyor.

Tess Gerritsen'in en çok İkiz Bedenler adlı kitabını beğeniyordum fakat Kan Gölü'nden sonra ne yalan söyleyeyim İkiz Bedenler bir adım geride kaldı.

Gerilim romanı sevenlere kesinlikle tavsiyemdir.


Tek kelimeyle harika bir kitap diyebilirim. Kitabı elinize aldığınız andan itibaren sanki kitabın içinde, adı geçmeyen gizli bir karaktermiş gibi siz de olayları birebir içinizde yaşıyorsunuz. ''Bu kitabı bir solukta okuyacaksınız!'' sözünün tam anlamıyla uyduğu kitaplardan biri. Kitabı okudukça okuyasınız geliyor. Hem komik hem etkileyici hem dramatik hem merakta bırakan hem de sırlarla dolup taşan bir kitap. Bu kitabı kesinlikle alıp okumalısınız. Eminim ki pişman olmayacaksınız. Çünkü A. S King mükemmel bir iş çıkarmış.

Kitap, baş karakter olan Vera Dietz'in bakış açısından yazılmıştır. Kitapta yer yer Vera'nın babası Ken Dietz'in, en yakın arkadaşı Charlie'nin ve Pagoda (bir semt)'nın ellerinden yazılmış bölümler bulunmaktadır.

ÖZET:

ÖLÜ BİRİNDEN NEFRET EDEBİLİR MİSİNİZ?
ONU BİR ZAMANLAR SEVDİYSENİZ BİLE?
EN İYİ ARKADAŞINIZ BİLE OLSA?
SIRF ÖLDÜĞÜ İÇİN ONDAN NEFRET ETMEK DOĞRU MU?

Vera bütün hayatını en iyi arkadaşına gizlice aşık bir şekilde geçirmiştir. Ve yıllar boyunca onun pek çok sırrını saklamıştır. Ona ihanet edip her şeyi berbat etse de.

Charli öldüğünde herkesten, okuldaki gençlerden, Charlie'nin ailesinden ve hatta polisten bile daha fazla şey biliyordur Vera. Ama onun adını temize çıkarmak için eteğindekileri dökecek midir?

Heyecanlı ve sürükleyici, Güle Güle kesinlikle unutulmaz bir roman. Dahice, komik ve her anı sürprizlerle dolu.

ARKA KAPAK:
                                                                Yapılacaklar Listesi

Vera: Charlie'nin adını temize çıkar, ölümünün üstesinden gel & babana annenle ilgili konularda yardım et.
Charlie: Bir ölü olarak bildiklerini anlata kadar Vera'yla uğraş, sonra huzur içinde yat.
Ken Dietz: Lise çağını kazası belasız atlatması için Vera'ya yardımcı ol & hayatına devam et.
Pagoda: Bir yüzyıl daha olduğun yerde durup insanların salaklıklarına tanık ol.

''Gerçekten dudak uçuklatan bir kitap. Bayıldım!'' ( Terry Trueman )
''Zekice. Komik ve kesinlikle özel.'' ( Ellen Hopkins )

''Dilerseniz bloguma, sayfanın üst köşesinde bulunan Bumerang Ödülleri Adayı şablonundan oy verebilir ve bana destek olabilirsiniz. Oylarınız tamamen ücretsizdir. Teşekkürler.''
  

Güle Güle - A. S King


Tek kelimeyle harika bir kitap diyebilirim. Kitabı elinize aldığınız andan itibaren sanki kitabın içinde, adı geçmeyen gizli bir karaktermiş gibi siz de olayları birebir içinizde yaşıyorsunuz. ''Bu kitabı bir solukta okuyacaksınız!'' sözünün tam anlamıyla uyduğu kitaplardan biri. Kitabı okudukça okuyasınız geliyor. Hem komik hem etkileyici hem dramatik hem merakta bırakan hem de sırlarla dolup taşan bir kitap. Bu kitabı kesinlikle alıp okumalısınız. Eminim ki pişman olmayacaksınız. Çünkü A. S King mükemmel bir iş çıkarmış.

Kitap, baş karakter olan Vera Dietz'in bakış açısından yazılmıştır. Kitapta yer yer Vera'nın babası Ken Dietz'in, en yakın arkadaşı Charlie'nin ve Pagoda (bir semt)'nın ellerinden yazılmış bölümler bulunmaktadır.

ÖZET:

ÖLÜ BİRİNDEN NEFRET EDEBİLİR MİSİNİZ?
ONU BİR ZAMANLAR SEVDİYSENİZ BİLE?
EN İYİ ARKADAŞINIZ BİLE OLSA?
SIRF ÖLDÜĞÜ İÇİN ONDAN NEFRET ETMEK DOĞRU MU?

Vera bütün hayatını en iyi arkadaşına gizlice aşık bir şekilde geçirmiştir. Ve yıllar boyunca onun pek çok sırrını saklamıştır. Ona ihanet edip her şeyi berbat etse de.

Charli öldüğünde herkesten, okuldaki gençlerden, Charlie'nin ailesinden ve hatta polisten bile daha fazla şey biliyordur Vera. Ama onun adını temize çıkarmak için eteğindekileri dökecek midir?

Heyecanlı ve sürükleyici, Güle Güle kesinlikle unutulmaz bir roman. Dahice, komik ve her anı sürprizlerle dolu.

ARKA KAPAK:
                                                                Yapılacaklar Listesi

Vera: Charlie'nin adını temize çıkar, ölümünün üstesinden gel & babana annenle ilgili konularda yardım et.
Charlie: Bir ölü olarak bildiklerini anlata kadar Vera'yla uğraş, sonra huzur içinde yat.
Ken Dietz: Lise çağını kazası belasız atlatması için Vera'ya yardımcı ol & hayatına devam et.
Pagoda: Bir yüzyıl daha olduğun yerde durup insanların salaklıklarına tanık ol.

''Gerçekten dudak uçuklatan bir kitap. Bayıldım!'' ( Terry Trueman )
''Zekice. Komik ve kesinlikle özel.'' ( Ellen Hopkins )

''Dilerseniz bloguma, sayfanın üst köşesinde bulunan Bumerang Ödülleri Adayı şablonundan oy verebilir ve bana destek olabilirsiniz. Oylarınız tamamen ücretsizdir. Teşekkürler.''
  

Fotoğrafım
Edirne, Ayşekadın, Türkiye
19 Ocak 1996, İskenderun doğumlu. Trakya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü mezunu. 13 yaşından beri blogger. 2012 Hürriyet Bumerang Ödülleri'nde En Uyumlu site üçüncülüğüne hak kazandı. İlk kitabı İkinci Kadının Hikâyesi ise Temmuz 2016 yılında basıldı. Tüm kitabevleri ve online kitapçılarda satışta.