background img

The New Stuff

sosyal paylaşım siteleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sosyal paylaşım siteleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Merhaba sevgili takipçilerim... Az önce, sosyal paylaşım sitelerini dolaşırken birinde denk gelmiş olduğum video ile acayip derece sinirlerim; bozuldu mu desem, acıdan kıvrım kıvrım kıvrandım mı desem bilemiyorum. Bunların ikisini aynı anda yaşıyor da olabilirim. 

Blog başlığından yanlış anlaşılmasını istemem, tamamen bir ironi söz konusu.

Bildiğimiz gibi ülkemizde de buna dahil olmak üzere, dünyada bilinçsizce davranan insanlar haddinden fazla mevcut. Bu bilinçsiz vatandaşların, bilinçsizce davranmaları sonucu bir çok canlının zarar gördüğü, video ile birlikte gördüğümüz gibi ortada. 

Denizlere atılan, büyüklü küçüklü bir çok madde ''aman ya ne olacak'' diye sallayıp arkamıza bile bakmadan gitmemiz sonucu bir çok ''acı son'' ile noktalanıyor. ''Ne olacak ki'' cümlemizi söylerken bile birçok şey belki de o anda oluveriyor bile. 

Birazdan izleyeceğiniz kısa belgesel sonucunda umarım bu bilinçsiz insanların da gözü açılır da yaptıkları caniliğin farkına varırlar. Rica ediyorum bu videoyu izleyin ve izlettirin. Bunlar sadece bir kaçı, bir çok canlı bu şekilde yok oluyor. Görmezden gelmeyin!

Denizleri Kirletin (!)


Merhaba sevgili takipçilerim... Az önce, sosyal paylaşım sitelerini dolaşırken birinde denk gelmiş olduğum video ile acayip derece sinirlerim; bozuldu mu desem, acıdan kıvrım kıvrım kıvrandım mı desem bilemiyorum. Bunların ikisini aynı anda yaşıyor da olabilirim. 

Blog başlığından yanlış anlaşılmasını istemem, tamamen bir ironi söz konusu.

Bildiğimiz gibi ülkemizde de buna dahil olmak üzere, dünyada bilinçsizce davranan insanlar haddinden fazla mevcut. Bu bilinçsiz vatandaşların, bilinçsizce davranmaları sonucu bir çok canlının zarar gördüğü, video ile birlikte gördüğümüz gibi ortada. 

Denizlere atılan, büyüklü küçüklü bir çok madde ''aman ya ne olacak'' diye sallayıp arkamıza bile bakmadan gitmemiz sonucu bir çok ''acı son'' ile noktalanıyor. ''Ne olacak ki'' cümlemizi söylerken bile birçok şey belki de o anda oluveriyor bile. 

Birazdan izleyeceğiniz kısa belgesel sonucunda umarım bu bilinçsiz insanların da gözü açılır da yaptıkları caniliğin farkına varırlar. Rica ediyorum bu videoyu izleyin ve izlettirin. Bunlar sadece bir kaçı, bir çok canlı bu şekilde yok oluyor. Görmezden gelmeyin!



Tüketiciyi Koruma Derneği Antalya şube başkanı olan Abdullah Özçulcu, kötü niyetli bir çok insanın da sosyal paylaşım sitelerinde bulunduğunu belirterek, bu sosyal paylaşım sitelerine yazmamamız gereken şeyleri sıraladı. Abdullah Özçulcu, interneti tüm dünyanın kullanmaya başladığı andan itibaren yararı yanı sıra zararının da bir hayli fazla olduğunu belirtti. Özçulcu: ''İnternette bilgi edinme ve almanın dışında; oyun, kumar, cinsellik ve terör gibi istismar içeren siteler çok yaygın. İnternette kişisel bilgilerin verilmesi çok büyük tehlike oluşturuyor.'' dedi.

Özçulcu, kullanıcıların bilinçlendirilmesini de düşünerek şunları söyledi: ''Kişilerin Facebook, Twitter gibi hesaplarında kişisel bilgilerini paylaşmaması gerek. Kişinin yalnız yaşadığını, evinden uzağa gittiğini veya nerede olduğunu paylaşması kötü düşünceli insanlar için de ellerine geçmiş bir fırsata dönüşüyor. Bu sosyal paylaşım siteleri yararlı gibi görünüyor fakat kişi sırlarını, bilgilerini hiç düşünmeden ortaya attığı zaman bunun zararını da görmeye hazır olmalıdır.''

Yapmamanız Gerekenler: 

. Kişisel bilgiler yazılmamalıdır.
. Kimlik bilgileri verilmemelidir.
. Kart şifreleri verilmemelidir, yazılmamalıdır.
. Nerede bulunduğunuzu belirmek.
. Yalnız yaşayıp yaşamadığınızı yazmak.

Ve bunlara benzeyen bir çok bilgileri, kullanıyor olduğunuz sosyal paylaşım sitelerinde belirtmemeye çalışınız.

Aynı zamanda bu tür tuzaklara ekseri, çocukların ve kadınların düşmesi de göz önünde bulunuyor. İnternet hakkında yeterli bilgiye ve eğitime sahip olmayan bir çok kişi bulunuyor ve bunların çoğu da çocuk ve kadın bireylerden oluşmakta. Bu nedenle de bu tür tuzaklara çocuk ve kadın bireyler düşüyor.

Kendini internet aleminde kendi bilgilerinin tamamen dışında, çok farklı bilgilerle tanıtan insanların da çoğunlukta olduğunu belirten Özçulcu, bu konu üzerinde de şu sözleri söyledi: ''İnternetten tanışma, buluşma ve evlenmeye varan eylemler olduğunu görüyoruz. Bunların önemli bir kısmı hüsranla sonuçlanıyor. O nedenle internetin sınırsız faydaları yanında zararları da vardır.''

Facebook ve Twitter'da Yazmamanız Gerekenler


Tüketiciyi Koruma Derneği Antalya şube başkanı olan Abdullah Özçulcu, kötü niyetli bir çok insanın da sosyal paylaşım sitelerinde bulunduğunu belirterek, bu sosyal paylaşım sitelerine yazmamamız gereken şeyleri sıraladı. Abdullah Özçulcu, interneti tüm dünyanın kullanmaya başladığı andan itibaren yararı yanı sıra zararının da bir hayli fazla olduğunu belirtti. Özçulcu: ''İnternette bilgi edinme ve almanın dışında; oyun, kumar, cinsellik ve terör gibi istismar içeren siteler çok yaygın. İnternette kişisel bilgilerin verilmesi çok büyük tehlike oluşturuyor.'' dedi.

Özçulcu, kullanıcıların bilinçlendirilmesini de düşünerek şunları söyledi: ''Kişilerin Facebook, Twitter gibi hesaplarında kişisel bilgilerini paylaşmaması gerek. Kişinin yalnız yaşadığını, evinden uzağa gittiğini veya nerede olduğunu paylaşması kötü düşünceli insanlar için de ellerine geçmiş bir fırsata dönüşüyor. Bu sosyal paylaşım siteleri yararlı gibi görünüyor fakat kişi sırlarını, bilgilerini hiç düşünmeden ortaya attığı zaman bunun zararını da görmeye hazır olmalıdır.''

Yapmamanız Gerekenler: 

. Kişisel bilgiler yazılmamalıdır.
. Kimlik bilgileri verilmemelidir.
. Kart şifreleri verilmemelidir, yazılmamalıdır.
. Nerede bulunduğunuzu belirmek.
. Yalnız yaşayıp yaşamadığınızı yazmak.

Ve bunlara benzeyen bir çok bilgileri, kullanıyor olduğunuz sosyal paylaşım sitelerinde belirtmemeye çalışınız.

Aynı zamanda bu tür tuzaklara ekseri, çocukların ve kadınların düşmesi de göz önünde bulunuyor. İnternet hakkında yeterli bilgiye ve eğitime sahip olmayan bir çok kişi bulunuyor ve bunların çoğu da çocuk ve kadın bireylerden oluşmakta. Bu nedenle de bu tür tuzaklara çocuk ve kadın bireyler düşüyor.

Kendini internet aleminde kendi bilgilerinin tamamen dışında, çok farklı bilgilerle tanıtan insanların da çoğunlukta olduğunu belirten Özçulcu, bu konu üzerinde de şu sözleri söyledi: ''İnternetten tanışma, buluşma ve evlenmeye varan eylemler olduğunu görüyoruz. Bunların önemli bir kısmı hüsranla sonuçlanıyor. O nedenle internetin sınırsız faydaları yanında zararları da vardır.''

Bugün, okulların kapanmasının ardından gelen ilk Pazartesi. Okullar, iki gün önce kapandı ve sevinen öğrenciler de oldu, bütün yıl çalışmadığına pişman olan da. Ama hepsi de okulların kapanmasıyla bir 'Oh!' çekti. Bana da bir rahatlama, huzur gelmişti. Ne de olsa koca bir yıl daha bitmişti ve yaz tatili de sonunda gelmişti.

Pazartesi günleri; çalışanların ve öğrencilerin korkulu rüyası diyebiliriz. Çalışanlar, işlerine kaldığı yerden devam ediyor fakat bugün çoğu öğrenci, sosyal paylaşım sitelerinde ilk defa Pazartesiye lanet yağdırmayacak. Buna ben de dahilim çünkü, Pazartesi sendromunu derinden yaşayanlardan biriyimdir aynı zamanda. Biz bütün öğrenciler, bugün hep beraber ''Sendromsuz bir Pazartesiye ve yaza merhaba'' kafası yaşayacağız.

Fakat tabii ki çoğu güzel şeyin sonu olduğu gibi, üç aylık yaz tatilinin ardından herkese tekrar bir Pazartesi sendromu yapışacak. Bu kaçınılmaz bir gerçek. Pazartesilerin yakamızdan düşeceği yok fakat istesek de istemesek de ne yazık ki geliyor ve onu da yaşayıp, çabucak bitirme çabasında oluyoruz.

Her şeye rağmen, önümüzde uzun bir yaz tatili var ve bugün benim gibi sendromsuz uyanan tüm okurlarıma: ''Merhaba!''

Sendromsuz Pazartesiye Merhaba!

Bugün, okulların kapanmasının ardından gelen ilk Pazartesi. Okullar, iki gün önce kapandı ve sevinen öğrenciler de oldu, bütün yıl çalışmadığına pişman olan da. Ama hepsi de okulların kapanmasıyla bir 'Oh!' çekti. Bana da bir rahatlama, huzur gelmişti. Ne de olsa koca bir yıl daha bitmişti ve yaz tatili de sonunda gelmişti.

Pazartesi günleri; çalışanların ve öğrencilerin korkulu rüyası diyebiliriz. Çalışanlar, işlerine kaldığı yerden devam ediyor fakat bugün çoğu öğrenci, sosyal paylaşım sitelerinde ilk defa Pazartesiye lanet yağdırmayacak. Buna ben de dahilim çünkü, Pazartesi sendromunu derinden yaşayanlardan biriyimdir aynı zamanda. Biz bütün öğrenciler, bugün hep beraber ''Sendromsuz bir Pazartesiye ve yaza merhaba'' kafası yaşayacağız.

Fakat tabii ki çoğu güzel şeyin sonu olduğu gibi, üç aylık yaz tatilinin ardından herkese tekrar bir Pazartesi sendromu yapışacak. Bu kaçınılmaz bir gerçek. Pazartesilerin yakamızdan düşeceği yok fakat istesek de istemesek de ne yazık ki geliyor ve onu da yaşayıp, çabucak bitirme çabasında oluyoruz.

Her şeye rağmen, önümüzde uzun bir yaz tatili var ve bugün benim gibi sendromsuz uyanan tüm okurlarıma: ''Merhaba!''

Fotoğrafım
Edirne, Ayşekadın, Türkiye
19 Ocak 1996, İskenderun doğumlu. Trakya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü mezunu. 13 yaşından beri blogger. 2012 Hürriyet Bumerang Ödülleri'nde En Uyumlu site üçüncülüğüne hak kazandı. İlk kitabı İkinci Kadının Hikâyesi ise Temmuz 2016 yılında basıldı. Tüm kitabevleri ve online kitapçılarda satışta.