background img

The New Stuff

edirne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
edirne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Hepimizin yakından tanıyor olduğu ve muhteşem şarkılarıyla, performanslarıyla da çoğumuzun seviyor olduğu Azis ile başladı benim de Bulgarca şarkılara olan ilgim. Eskiden Bulgarca şarkıları sadece Azis'den dinlerdim. Edirne'de okumaya başladıktan sonra yeni yeni Bulgar şarkıcıları keşfettim ve birçoğunun şarkısı favorim oldu. 

Son zamanlarda ise Azis ile birlikte Galena ve FIKI vazgeçilmezlerim arasında diyebilirim. Bu yaz kesinlikle kulaklığımda ağırlıklı olarak Bulgarca şarkılar çalacak. Bu şarkıları da sizlerle paylaşmak istedim. Bakalım son dönemlerde kulaklığımda dönen ve yaz boyu vazgeçilmezim olacak Bulgarca şarkılar nelermiş?

1- FIKI ft. PRESLAVA - GORE DOLU


2- GALENA ft. FIKI - KOY


3- GALENA ft. FIKI - BOZHE PROSTI


4- AZİS - DJANAM DJANAM


5- AZİS - MYKONOS 


6- MARIA ft. AZİS - KAZA LI GO


7- MARIA ft. AZİS - CHUY ME 


8- FIKI - BUM 

Bulgarian Songs #2015


Hepimizin yakından tanıyor olduğu ve muhteşem şarkılarıyla, performanslarıyla da çoğumuzun seviyor olduğu Azis ile başladı benim de Bulgarca şarkılara olan ilgim. Eskiden Bulgarca şarkıları sadece Azis'den dinlerdim. Edirne'de okumaya başladıktan sonra yeni yeni Bulgar şarkıcıları keşfettim ve birçoğunun şarkısı favorim oldu. 

Son zamanlarda ise Azis ile birlikte Galena ve FIKI vazgeçilmezlerim arasında diyebilirim. Bu yaz kesinlikle kulaklığımda ağırlıklı olarak Bulgarca şarkılar çalacak. Bu şarkıları da sizlerle paylaşmak istedim. Bakalım son dönemlerde kulaklığımda dönen ve yaz boyu vazgeçilmezim olacak Bulgarca şarkılar nelermiş?

1- FIKI ft. PRESLAVA - GORE DOLU


2- GALENA ft. FIKI - KOY


3- GALENA ft. FIKI - BOZHE PROSTI


4- AZİS - DJANAM DJANAM


5- AZİS - MYKONOS 


6- MARIA ft. AZİS - KAZA LI GO


7- MARIA ft. AZİS - CHUY ME 


8- FIKI - BUM 



Özcan Deniz'in son eseri Sevimli Tehlike'yi bu haftasonu arkadaşlarımla birlikte izlemeye gittik. Daha önceden fragmanını izlediğimiz ve merak ettiğimiz bir film olduğu için direkt bu filme biletimizi aldık.

Özcan Deniz yine oldukça yetenekli bir oyuncu kadrosu oluşturmuş. Başrolleri Şükrü Özyıldız ve Ayça Ayşin Turan paylaşıyor. Özcan Deniz bu sefer filmde oynamamış ve sadece senarist ve yönetmen kimliğiyle arka tarafta kalmış.


Oldukça ilgi çekici ve farklı, aynı zamanda yürek burkan bir hikaye anlatılıyor. Fakat bu burukluk filmin sadece başı ve sonunda yaşanıyor. Romantik Komedi kategorisi içerisinde sunulsa dahi film her duyguyu içinde fazlasıyla barındırıyor.

Filmin isminden de anlaşılacağı üzere filmdeki olaylar tamamen sevimli fakat tehlike dolu bir süreç içerisinde gelişiyor. Ayrıca filmin müzikleri beni benden aldı. Her anlamda beni tatmin etti film ve salondan dolu gözlerle fakat yüzümde bir tebessüm eşliğinde çıktım.

Kesinlikle izlemenizi öneririm. Son zamanlarda çıkan kaliteli nadir filmlerden biri.

FİLMİN KONUSU*

Zarok, çok uzun yıllar önce Edirne'de henüz beşikteki bir kız çocuğunu kaçırıp, bir ailenin ömür boyu büyük acılar yaşamasına neden olur. Aradan uzun yıllar geçer ve Zarok, eline geçen bir fırsatı değerlendirir.Vicdan azabını hafifletmek için bu sefer, daha önce kaçırdığı kızı tekrar kaçırarak gerçek ailesine götürecektir. Fakat bu süreçte her iki karakteri de aşk dolu bir macera beklemektedir.

*(beyazperde.com)'dan alıntıdır.

Sevimli Tehlikeli / Film Yorumu


Özcan Deniz'in son eseri Sevimli Tehlike'yi bu haftasonu arkadaşlarımla birlikte izlemeye gittik. Daha önceden fragmanını izlediğimiz ve merak ettiğimiz bir film olduğu için direkt bu filme biletimizi aldık.

Özcan Deniz yine oldukça yetenekli bir oyuncu kadrosu oluşturmuş. Başrolleri Şükrü Özyıldız ve Ayça Ayşin Turan paylaşıyor. Özcan Deniz bu sefer filmde oynamamış ve sadece senarist ve yönetmen kimliğiyle arka tarafta kalmış.


Oldukça ilgi çekici ve farklı, aynı zamanda yürek burkan bir hikaye anlatılıyor. Fakat bu burukluk filmin sadece başı ve sonunda yaşanıyor. Romantik Komedi kategorisi içerisinde sunulsa dahi film her duyguyu içinde fazlasıyla barındırıyor.

Filmin isminden de anlaşılacağı üzere filmdeki olaylar tamamen sevimli fakat tehlike dolu bir süreç içerisinde gelişiyor. Ayrıca filmin müzikleri beni benden aldı. Her anlamda beni tatmin etti film ve salondan dolu gözlerle fakat yüzümde bir tebessüm eşliğinde çıktım.

Kesinlikle izlemenizi öneririm. Son zamanlarda çıkan kaliteli nadir filmlerden biri.

FİLMİN KONUSU*

Zarok, çok uzun yıllar önce Edirne'de henüz beşikteki bir kız çocuğunu kaçırıp, bir ailenin ömür boyu büyük acılar yaşamasına neden olur. Aradan uzun yıllar geçer ve Zarok, eline geçen bir fırsatı değerlendirir.Vicdan azabını hafifletmek için bu sefer, daha önce kaçırdığı kızı tekrar kaçırarak gerçek ailesine götürecektir. Fakat bu süreçte her iki karakteri de aşk dolu bir macera beklemektedir.

*(beyazperde.com)'dan alıntıdır.

Yoğun, yorucu ve uykusuz geçen bir final haftasının hemen ardından tabii ki delicesine özlediğim ailemin yanına gelmek üzere hazırlık yaptım.

Karmakarışık, belirsiz bir sınav haftası geçirdim. Sonuçlarım fena sayılmaz, muhtemelen bütünleme sınavlarına da kalmayacağım fakat beklediğim gibi de sonuçlar almıyorum maalesef. İlk dönem bu tarz bir şey yaşayacağımın ve beklediğim gibi olmayacağını bir şekilde biliyordum zaten. Bildiğiniz üzere ek tercihlerle yerleşmiş olmam da benim için büyük bir dezavantaj bu konuda. Fakat ikinci yarı ile birlikte artık her şeyin rayına oturacağını düşünüyorum.

Edirne'ye alışmam çok zor olmadı. Zaten İstanbul sonrasında en çok istediğim yer Edirne'ydi. Güzel insanlar tanıdım. Yeni yerler ve yeni insanlar ruhuma çok iyi geldi. Zaten ben bu sene şunu anladım, şu an hayatımda olan yeni insanlarla hayatımın bir noktasında eminim ki, kaçınılmaz olarak tanışacaktım zaten. Çok ilginç tesadüfler ve hayatlarımızın çakıştığı yerler olmuş henüz tanışmadığımız zamanlarda. O yüzden o birkaç kişiyi geç bulduğumu düşünerek kaybetmemeye çalışıyorum ve eminim ki onlar da bana aynı düşünce ile yaklaşıyorlar. Buna inanıyorum.

Dediğim gibi, sınavlar sonrasında aileme bir sürpriz yaparak İskenderun'a geldim. Umuyorum ki bütünleme sınavlarına kalmayıp 3 haftamı burada geçireceğim. Eğer kalırsam da ne yazık ki 10 gün sonra okul hayatına pıt pıt pıt geri dönüş yapacağım. 

2 gündür İskenderun'dayım, 2 gündür de evimden dışarı çıkmadım. Biraz dinlenmek ve evimin kokusunu solumak istiyordum çünkü. Yarından sonra (aynı zamanda yarın doğum günüm) zaten açılacağım dışarıya ve tabii ki neler yapıp ettiğimi sizlerle de paylaşacağım. 

Benim sömestr tatilim şu an bu şekilde ilerliyor. Sizlere de iyi tatiller diliyorum. Dolu dolu günler yaşayın!

Mutlu Pazarlar!

Finaller ve Sonrası

Yoğun, yorucu ve uykusuz geçen bir final haftasının hemen ardından tabii ki delicesine özlediğim ailemin yanına gelmek üzere hazırlık yaptım.

Karmakarışık, belirsiz bir sınav haftası geçirdim. Sonuçlarım fena sayılmaz, muhtemelen bütünleme sınavlarına da kalmayacağım fakat beklediğim gibi de sonuçlar almıyorum maalesef. İlk dönem bu tarz bir şey yaşayacağımın ve beklediğim gibi olmayacağını bir şekilde biliyordum zaten. Bildiğiniz üzere ek tercihlerle yerleşmiş olmam da benim için büyük bir dezavantaj bu konuda. Fakat ikinci yarı ile birlikte artık her şeyin rayına oturacağını düşünüyorum.

Edirne'ye alışmam çok zor olmadı. Zaten İstanbul sonrasında en çok istediğim yer Edirne'ydi. Güzel insanlar tanıdım. Yeni yerler ve yeni insanlar ruhuma çok iyi geldi. Zaten ben bu sene şunu anladım, şu an hayatımda olan yeni insanlarla hayatımın bir noktasında eminim ki, kaçınılmaz olarak tanışacaktım zaten. Çok ilginç tesadüfler ve hayatlarımızın çakıştığı yerler olmuş henüz tanışmadığımız zamanlarda. O yüzden o birkaç kişiyi geç bulduğumu düşünerek kaybetmemeye çalışıyorum ve eminim ki onlar da bana aynı düşünce ile yaklaşıyorlar. Buna inanıyorum.

Dediğim gibi, sınavlar sonrasında aileme bir sürpriz yaparak İskenderun'a geldim. Umuyorum ki bütünleme sınavlarına kalmayıp 3 haftamı burada geçireceğim. Eğer kalırsam da ne yazık ki 10 gün sonra okul hayatına pıt pıt pıt geri dönüş yapacağım. 

2 gündür İskenderun'dayım, 2 gündür de evimden dışarı çıkmadım. Biraz dinlenmek ve evimin kokusunu solumak istiyordum çünkü. Yarından sonra (aynı zamanda yarın doğum günüm) zaten açılacağım dışarıya ve tabii ki neler yapıp ettiğimi sizlerle de paylaşacağım. 

Benim sömestr tatilim şu an bu şekilde ilerliyor. Sizlere de iyi tatiller diliyorum. Dolu dolu günler yaşayın!

Mutlu Pazarlar!

Upuzun bir aradan sonra herkese merhaba arkadaşlar. Hepinizin yeni yılını kutluyorum!

Biliyorsunuz ki uzun zamandır buralarda yokum. Bu yüzden eski formumu yakalamak ve artık bütün günümü hem bloguma hem de yazıyor olduğum yeni kitabıma vermek istediğim için bekledim sabırsızlıkla yeni yılı. Bu yıl beni fazlasıyla yordu. Sınavlar, tercihler, ikinci(ek) tercihler, yerleştirmeler, kayıtlar... derken hiçbir şekilde adam akıllı bloga vakit ayıramadım. Bunu zaten az önce belirtmiş olduğum süreçlerde de attığım postlarda belirtmiştim.

Şu an Edirne'deyim, Halkla İlişkiler ve Tanıtım okuyorum. Okula ve şehre alışma sürecimi de bu üç aylık süreç içerisinde gerçekleştirmiş bulunduğum için artık bloguma ve kitabıma gönül rahatlığıyla ve dinlenmiş bir kafayla vakit ayırabilirim.

Yeni yılda, geçtiğimiz senelerdeki gibi edebiyat ağırlıklı deneme, mensur şiirlerimi sizlerle paylaşacağım. Aynı zamanda okuduğum kitapları sizlerle paylaşıp kendi yorumlarımı belirteceğim. Bu sene ile birlikte blogumda sizlerle ek olarak paylaşacağım şeyler ise; gezip gördüğüm yerler, yaşadığım şehirde beni takip ediyor, okuyor olan takipçilerime de gidip gördüğüm yerleri, mekanları tanıtmak olacak. Bu tabii ki dışarıdan gelecek olan insanlar için de güzel bir rehber olmuş olacak.

Blog dışında şu an yazıyor olduğum, birkaç aydır vakit ayıramadığım ikinci kitabıma da oldukça fazla zaman ayırıp nihayetinde tamamlamak. İlk kitabım ise şu an yayınevinin ikinci incelemesinde ve umuyorum ki en kısa zamanda basılıp, sizlerle olacak.

Güzel günler yaşayalım, güzel bir yıl olsun hepimiz için.

Merry Christmas!

Upuzun bir aradan sonra herkese merhaba arkadaşlar. Hepinizin yeni yılını kutluyorum!

Biliyorsunuz ki uzun zamandır buralarda yokum. Bu yüzden eski formumu yakalamak ve artık bütün günümü hem bloguma hem de yazıyor olduğum yeni kitabıma vermek istediğim için bekledim sabırsızlıkla yeni yılı. Bu yıl beni fazlasıyla yordu. Sınavlar, tercihler, ikinci(ek) tercihler, yerleştirmeler, kayıtlar... derken hiçbir şekilde adam akıllı bloga vakit ayıramadım. Bunu zaten az önce belirtmiş olduğum süreçlerde de attığım postlarda belirtmiştim.

Şu an Edirne'deyim, Halkla İlişkiler ve Tanıtım okuyorum. Okula ve şehre alışma sürecimi de bu üç aylık süreç içerisinde gerçekleştirmiş bulunduğum için artık bloguma ve kitabıma gönül rahatlığıyla ve dinlenmiş bir kafayla vakit ayırabilirim.

Yeni yılda, geçtiğimiz senelerdeki gibi edebiyat ağırlıklı deneme, mensur şiirlerimi sizlerle paylaşacağım. Aynı zamanda okuduğum kitapları sizlerle paylaşıp kendi yorumlarımı belirteceğim. Bu sene ile birlikte blogumda sizlerle ek olarak paylaşacağım şeyler ise; gezip gördüğüm yerler, yaşadığım şehirde beni takip ediyor, okuyor olan takipçilerime de gidip gördüğüm yerleri, mekanları tanıtmak olacak. Bu tabii ki dışarıdan gelecek olan insanlar için de güzel bir rehber olmuş olacak.

Blog dışında şu an yazıyor olduğum, birkaç aydır vakit ayıramadığım ikinci kitabıma da oldukça fazla zaman ayırıp nihayetinde tamamlamak. İlk kitabım ise şu an yayınevinin ikinci incelemesinde ve umuyorum ki en kısa zamanda basılıp, sizlerle olacak.

Güzel günler yaşayalım, güzel bir yıl olsun hepimiz için.


Nihayet, bütün bir yılın sonunda yüzüm ilk defa güldü. Sınav stresimi ve yaşadığım onca şanssızlğı sizlerle daha önce de paylaşmıştım. İyice umudum kesilmişti, ek tercihleri bekledim ve onu da bir çırpıda yaptım. 30 tercihi doldurmak yerine kesin gelebilecek yerleri yazdım ki, bir an önce İskenderun'dan kurtulayım. 

Tercihlerimde sırasıyla; Denizli, Edirne, Kırklareli, Antalya, Ankara ve Yalova'ydı. Antalya'da iki farklı bölüm yazmıştım. Aralarından en çok istediğim şehir Edirne'ydi. Sebebi ise İstanbul'a yakın olan yerlerden biri olmasıydı. Çok önceden takip edenleriniz, senenin başından beri İstanbul Üniversitesi - Edebiyat istediğimi biliyor zaten. Ne yazık ki az önce de söylemiş olduğum, yaşadığım şanssızlıklar yüzünden bu sene oraya yerleşemedim. Tabii ki vazgeçmedim, bu sene tekrar hazırlanıp başaracağım dedim. 

İskenderun'dan kurtulmak istememin birçok sebebi var. O yüzden bu sene sadece gitmek, buradan uzaklaşmak istediğim için ek tercihte bulundum. Stresli bekleyiş sürecinde hep Edirne, Edirne, Edirne dedim durdum. Bir senemi orada rahatlıkla geçirebilir, İstanbul'a yakın olduğu için oraya sık sık gidebilirim dedim ve orada bir yıl hazırlanıp bu sefer hedeflediğim, hayalim olan üniversiteye, bölüme yerleşirim diye söylendim durdum. 

İstediğim ve dilediğim de oldu. Edirne'de Halkla İlişkiler Bölümünü kazandım. Bu sene için en çok istediğim bölümü tutturmuş olmanın sevincini yaşıyorum şu an. Kafamda kurmuş olduğum planın ilk basamağı gerçekleşti. Umarım arkası da kolay bir şekilde gelir.

Planımı da paylaşmak isterim sizlerle. Az önce de dediğim gibi İstanbul - Edebiyat istiyorum. Eğer olur da bu sene de Edebiyatı kazanamazsam diye ikinci yılımın sonunda DGS ile Gazetecilik, Radyo - Tv gibi geçiş yapabileceğim bir bölüme gitmek istedim. Bu sebeple Halkla İlişkileri tercih ettim ve demiş olduğum gibi ilk basamak kuruldu ve ilk adım atıldı. Bakalım bundan sonra neler olacak? Umuyorum ki her şey hayal ettiğim, dilediğim gibi olur. 

Tabii ki sizin de hayallerinizin gerçekleşmesi dileğiyle...

Edirne Yolcusu Kalmasın!


Nihayet, bütün bir yılın sonunda yüzüm ilk defa güldü. Sınav stresimi ve yaşadığım onca şanssızlğı sizlerle daha önce de paylaşmıştım. İyice umudum kesilmişti, ek tercihleri bekledim ve onu da bir çırpıda yaptım. 30 tercihi doldurmak yerine kesin gelebilecek yerleri yazdım ki, bir an önce İskenderun'dan kurtulayım. 

Tercihlerimde sırasıyla; Denizli, Edirne, Kırklareli, Antalya, Ankara ve Yalova'ydı. Antalya'da iki farklı bölüm yazmıştım. Aralarından en çok istediğim şehir Edirne'ydi. Sebebi ise İstanbul'a yakın olan yerlerden biri olmasıydı. Çok önceden takip edenleriniz, senenin başından beri İstanbul Üniversitesi - Edebiyat istediğimi biliyor zaten. Ne yazık ki az önce de söylemiş olduğum, yaşadığım şanssızlıklar yüzünden bu sene oraya yerleşemedim. Tabii ki vazgeçmedim, bu sene tekrar hazırlanıp başaracağım dedim. 

İskenderun'dan kurtulmak istememin birçok sebebi var. O yüzden bu sene sadece gitmek, buradan uzaklaşmak istediğim için ek tercihte bulundum. Stresli bekleyiş sürecinde hep Edirne, Edirne, Edirne dedim durdum. Bir senemi orada rahatlıkla geçirebilir, İstanbul'a yakın olduğu için oraya sık sık gidebilirim dedim ve orada bir yıl hazırlanıp bu sefer hedeflediğim, hayalim olan üniversiteye, bölüme yerleşirim diye söylendim durdum. 

İstediğim ve dilediğim de oldu. Edirne'de Halkla İlişkiler Bölümünü kazandım. Bu sene için en çok istediğim bölümü tutturmuş olmanın sevincini yaşıyorum şu an. Kafamda kurmuş olduğum planın ilk basamağı gerçekleşti. Umarım arkası da kolay bir şekilde gelir.

Planımı da paylaşmak isterim sizlerle. Az önce de dediğim gibi İstanbul - Edebiyat istiyorum. Eğer olur da bu sene de Edebiyatı kazanamazsam diye ikinci yılımın sonunda DGS ile Gazetecilik, Radyo - Tv gibi geçiş yapabileceğim bir bölüme gitmek istedim. Bu sebeple Halkla İlişkileri tercih ettim ve demiş olduğum gibi ilk basamak kuruldu ve ilk adım atıldı. Bakalım bundan sonra neler olacak? Umuyorum ki her şey hayal ettiğim, dilediğim gibi olur. 

Tabii ki sizin de hayallerinizin gerçekleşmesi dileğiyle...

Fotoğrafım
Edirne, Ayşekadın, Türkiye
19 Ocak 1996, İskenderun doğumlu. Trakya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü mezunu. 13 yaşından beri blogger. 2012 Hürriyet Bumerang Ödülleri'nde En Uyumlu site üçüncülüğüne hak kazandı. İlk kitabı İkinci Kadının Hikâyesi ise Temmuz 2016 yılında basıldı. Tüm kitabevleri ve online kitapçılarda satışta.