background img

The New Stuff

dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yarım saat önce Final bölümüyle ekranlara gelen Güneşi Beklerken, bitiyor olduğu için şaşkındım aslına bakılırsa. Çünkü son 1 yıldır ekranların en kaliteli dizisi bana göre Güneşi Beklerken'di. Oyuncu kadrosu, çekimler, senaryo oldukça başarılıydı. Fakat dizi bittiği sırada aklıma pat diye geçmiş bölümlerden bir şeyler düştü ve bunun aslında bir hata olduğunu fark ettim.

Kaçıncı bölüm olduğunu hatırlamıyorum fakat anlatınca izleyen arkadaşlarım da o sahneyi hatırlayacaktır. Bir bölüm, aradan seneler geçmiş olarak başlamıştı. Zeynep, kadın bir psikoloğa bir şeyler anlatıyordu. Tam bu sırada dışarıdan ''Anne!'' sesi duyuluyor ve Zeynep de ''Geliyorum kızım.'' diye karşılık veriyor. Oldukça merakta bırakıcı bir sahneydi açıkçası.

Gel gelelim dizimizin final bölümüne. Anlatmış olduğum sahneye dair hiçbir görüntü, sahne yok. O an anlamsızca gerçekleşip, unutulup giden bir sahne oldu sanıyorum. Bu oldukça ciddi bir hata. Tabii eğer dizi aniden bir final kararı alıp, alelacele bir bölüm çekilmediyse...


Ek olarak final bölümündeki bir sahne de kafamı karıştırdı aslına bakılırsa. Sanıyorum izleyenlerin de aklında bu konuda bir soru işareti kalmıştır.

''Yıllar sonra...'' diye bir yazı geldi ekrana ve Zeynep uykusundan uyanarak başladı sahne. Evlenmiş ve çocuğu olmuş. Fakat Kerem'den mi yoksa Güneş'ten mi? İşte kafamı karıştıran nokta bu. Uyanır uyanmaz Güneş'le mutfakta gayet samimi, sanki evlenmişler gibi davranıyorlar. Aralarındaki diyaloğa bakılırsa evlenen çift Güneş ve Zeynep. Bir sonraki sahnede de zaten terasta Güneş'le Zeynep, Masal'a anne ve baba dedirtmeye çalışıyorlar. Bu sahneyle kafamdaki Güneş ve Zeynep ikilisi kesinleşiyor.

İşte tam bunun üzerine kapı çalıyor ve Kerem geliyor. Zeynep'le öpüşüyorlar, aşkımlar falan filan. Dizi, o baştaki karmaşıklığa da bir açıklık getirmeden son buldu.

Bu iki olaya ilişkin bir yazı, bir haber veya bir açıklama getirirler diye umuyorum ki en azından diziyi iyi hatırlayalım, öyle değil mi?

Güneşi Beklerken Finalinde Hata!


Yarım saat önce Final bölümüyle ekranlara gelen Güneşi Beklerken, bitiyor olduğu için şaşkındım aslına bakılırsa. Çünkü son 1 yıldır ekranların en kaliteli dizisi bana göre Güneşi Beklerken'di. Oyuncu kadrosu, çekimler, senaryo oldukça başarılıydı. Fakat dizi bittiği sırada aklıma pat diye geçmiş bölümlerden bir şeyler düştü ve bunun aslında bir hata olduğunu fark ettim.

Kaçıncı bölüm olduğunu hatırlamıyorum fakat anlatınca izleyen arkadaşlarım da o sahneyi hatırlayacaktır. Bir bölüm, aradan seneler geçmiş olarak başlamıştı. Zeynep, kadın bir psikoloğa bir şeyler anlatıyordu. Tam bu sırada dışarıdan ''Anne!'' sesi duyuluyor ve Zeynep de ''Geliyorum kızım.'' diye karşılık veriyor. Oldukça merakta bırakıcı bir sahneydi açıkçası.

Gel gelelim dizimizin final bölümüne. Anlatmış olduğum sahneye dair hiçbir görüntü, sahne yok. O an anlamsızca gerçekleşip, unutulup giden bir sahne oldu sanıyorum. Bu oldukça ciddi bir hata. Tabii eğer dizi aniden bir final kararı alıp, alelacele bir bölüm çekilmediyse...


Ek olarak final bölümündeki bir sahne de kafamı karıştırdı aslına bakılırsa. Sanıyorum izleyenlerin de aklında bu konuda bir soru işareti kalmıştır.

''Yıllar sonra...'' diye bir yazı geldi ekrana ve Zeynep uykusundan uyanarak başladı sahne. Evlenmiş ve çocuğu olmuş. Fakat Kerem'den mi yoksa Güneş'ten mi? İşte kafamı karıştıran nokta bu. Uyanır uyanmaz Güneş'le mutfakta gayet samimi, sanki evlenmişler gibi davranıyorlar. Aralarındaki diyaloğa bakılırsa evlenen çift Güneş ve Zeynep. Bir sonraki sahnede de zaten terasta Güneş'le Zeynep, Masal'a anne ve baba dedirtmeye çalışıyorlar. Bu sahneyle kafamdaki Güneş ve Zeynep ikilisi kesinleşiyor.

İşte tam bunun üzerine kapı çalıyor ve Kerem geliyor. Zeynep'le öpüşüyorlar, aşkımlar falan filan. Dizi, o baştaki karmaşıklığa da bir açıklık getirmeden son buldu.

Bu iki olaya ilişkin bir yazı, bir haber veya bir açıklama getirirler diye umuyorum ki en azından diziyi iyi hatırlayalım, öyle değil mi?


Merhaba, benim gibi koyu Glee'ci olan arkadaşlarım.

Hepimizin bildiği gibi başta Dizimag olmak üzere bütün dizi siteleri, sebepsiz yere Glee'nin tüm bölümlerini kaldırdı. Dizimag'in kaldırmasıyla bir yazı yazmış ve izleyebileceğiniz birçok siteyi sizlerle paylaşmıştım. Benim dışımda, yardımcı olmak isteyen arkadaşlarımız da yazının altına yorum olarak izleyebileceğiniz birkaç site yazmıştı. Fakat şimdi hiçbiri açılmıyor.

O yazımın altına hala yorumlar gelmeye devam ediyor. Hepiniz izleyebileceğiniz bir site arıyorsunuz. Ben de sizlerin isteği üzerine tekrar bir araştırma yaptım ve izleyebileceğiniz bir site buldum!

Ben de geçen yıldan beri Glee'yi izleyemiyordum ve bu siteyi bulunca sevinçten yerimde zıpladım. Kontrol ettim ve bende bütün bölümleri kolaylıkla açılıyor.

Glee'yi bu siteden rahatlıkla izleyebilirsiniz: http://yabancidizihd.net/glee


Ayrıca geçtiğimiz haftalarda otel odasında ölü bulunmuş olan ve hepimizi üzüntüye boğan, Glee'nin vazgeçilmez başrol oyuncusu Cory Monteith'i de büyük bir sevgi ile anıyoruz.

Onsuz Glee devam edebilecek mi, ederse aynı tadı verebilecek mi bilmiyorum. Keşke böyle olmasaydı...

Glee'yi İzleyebileceğiniz Siteler (2)


Merhaba, benim gibi koyu Glee'ci olan arkadaşlarım.

Hepimizin bildiği gibi başta Dizimag olmak üzere bütün dizi siteleri, sebepsiz yere Glee'nin tüm bölümlerini kaldırdı. Dizimag'in kaldırmasıyla bir yazı yazmış ve izleyebileceğiniz birçok siteyi sizlerle paylaşmıştım. Benim dışımda, yardımcı olmak isteyen arkadaşlarımız da yazının altına yorum olarak izleyebileceğiniz birkaç site yazmıştı. Fakat şimdi hiçbiri açılmıyor.

O yazımın altına hala yorumlar gelmeye devam ediyor. Hepiniz izleyebileceğiniz bir site arıyorsunuz. Ben de sizlerin isteği üzerine tekrar bir araştırma yaptım ve izleyebileceğiniz bir site buldum!

Ben de geçen yıldan beri Glee'yi izleyemiyordum ve bu siteyi bulunca sevinçten yerimde zıpladım. Kontrol ettim ve bende bütün bölümleri kolaylıkla açılıyor.

Glee'yi bu siteden rahatlıkla izleyebilirsiniz: http://yabancidizihd.net/glee


Ayrıca geçtiğimiz haftalarda otel odasında ölü bulunmuş olan ve hepimizi üzüntüye boğan, Glee'nin vazgeçilmez başrol oyuncusu Cory Monteith'i de büyük bir sevgi ile anıyoruz.

Onsuz Glee devam edebilecek mi, ederse aynı tadı verebilecek mi bilmiyorum. Keşke böyle olmasaydı...



Her Çarşamba günü, hiç kaçırmadan, ilk bölümünden beri beğenerek ve severek izlerim Merhamet'i. Özgü Namal'ı ve Burçin Terzioğlu'nu oldum olası sevmişimdir ve ikisini de görünce izlemem kaçınılmaz oldu tabii ki.

Hande Altaylı'nın Kahperengi kitabından uyarlama olduğunu dizi başlamadan önce bilmiyordum. Sebebi de Hande Altaylı'nın yazım dilini beğenmediğim için kitaplarını alıp okumamam. Daha önce Aşka Şeytan Karışır adlı kitabı bana hediye gelmişti, kitabı beğenemedim bir türlü, içine almadı beni ve kitabı bitirmeden bıraktım. Bu sebeple diğer kitaplarını alma ihtiyacı da duymadım.

Kahperengi kitabında neler olup bitiyor tam olarak bilmiyorum fakat kitap için yazılan çoğu yorumu okudum. Dizi kitaptan biraz daha farklı haliyle. Uyarlama olduğu için biraz daha konuların genişletilip, ayrıntılara fazla girilmesi gerekiyor. Kitap nasıl bilemem ama kitabın dizi halini ben çok sevdim.

Merhamat, dün akşam Sezon Finali ile ekranlardaydı. Bu bölüm için buraya bir şeyler yazmak istedim çünkü dizi umduğum gibi bir Sezon Finali yaşatmadı bana.

Sezon Finali denildiğinde dizilerde daha fazla aksiyon, her şeyin ortaya çıktığı ve bölüm sonunun da izleyici acayip derecede merakta bıraktığı bölüm anlamına gelir. Merhamet ilk bölümden beri izleyici merakta bırakan bir diziyken, Sezon Finali'nin son sahnesi bu dizi için çok basit oldu.

Dizinin finali öyle bitmeliydi ki, ağzım açık kalmalıydı haliyle. Bundan önceki bölümlerde bile yarım saat boyunca ağzım açık TV'ye bakarak öylece kala kaldığımı hatırlıyorum. Bu son bölümde hiçbir tepki veremedim ne yazık ki.

Bana sorarsanız -diziyi izleyenler beni iyi anlayacaktır- final sahnesi ya birazcık daha erken bitmeli ya da on saniye kadar daha uzamalıydı. Daha açık şöyle söyleyeyim: Şadiye'nin gittiği evde adam vuruldu ve ardından bir tane adam çıkıp Şadiye'yi bayılttı ve silahı Şadiye'nin eline bıraktı. Yani suçu Şadiye'ye attılar. Tam o sahnede final yapabilirlerdi mesela, çok daha iyi olabilirdi.

Ya da Deniz her şeyi öğrendikten sonra Narin'in evine gittiğinde, Narinle Fırat'ın karşısına dikilip öyle sessiz sessiz kalacağına, öğrendiklerini bildiğini söyleseydi ve o andan sonra bölüm sonu olsaydı.

Bana sorarsanız bu iki seçenekten biri olmalıydı. Şu anki bitmiş olduğu kısım çok basit ve heyecansız oldu.

Bakalım diğer sezonda neler olacak?
Bekliyoruz...

Merhamet / Sezon Finali


Her Çarşamba günü, hiç kaçırmadan, ilk bölümünden beri beğenerek ve severek izlerim Merhamet'i. Özgü Namal'ı ve Burçin Terzioğlu'nu oldum olası sevmişimdir ve ikisini de görünce izlemem kaçınılmaz oldu tabii ki.

Hande Altaylı'nın Kahperengi kitabından uyarlama olduğunu dizi başlamadan önce bilmiyordum. Sebebi de Hande Altaylı'nın yazım dilini beğenmediğim için kitaplarını alıp okumamam. Daha önce Aşka Şeytan Karışır adlı kitabı bana hediye gelmişti, kitabı beğenemedim bir türlü, içine almadı beni ve kitabı bitirmeden bıraktım. Bu sebeple diğer kitaplarını alma ihtiyacı da duymadım.

Kahperengi kitabında neler olup bitiyor tam olarak bilmiyorum fakat kitap için yazılan çoğu yorumu okudum. Dizi kitaptan biraz daha farklı haliyle. Uyarlama olduğu için biraz daha konuların genişletilip, ayrıntılara fazla girilmesi gerekiyor. Kitap nasıl bilemem ama kitabın dizi halini ben çok sevdim.

Merhamat, dün akşam Sezon Finali ile ekranlardaydı. Bu bölüm için buraya bir şeyler yazmak istedim çünkü dizi umduğum gibi bir Sezon Finali yaşatmadı bana.

Sezon Finali denildiğinde dizilerde daha fazla aksiyon, her şeyin ortaya çıktığı ve bölüm sonunun da izleyici acayip derecede merakta bıraktığı bölüm anlamına gelir. Merhamet ilk bölümden beri izleyici merakta bırakan bir diziyken, Sezon Finali'nin son sahnesi bu dizi için çok basit oldu.

Dizinin finali öyle bitmeliydi ki, ağzım açık kalmalıydı haliyle. Bundan önceki bölümlerde bile yarım saat boyunca ağzım açık TV'ye bakarak öylece kala kaldığımı hatırlıyorum. Bu son bölümde hiçbir tepki veremedim ne yazık ki.

Bana sorarsanız -diziyi izleyenler beni iyi anlayacaktır- final sahnesi ya birazcık daha erken bitmeli ya da on saniye kadar daha uzamalıydı. Daha açık şöyle söyleyeyim: Şadiye'nin gittiği evde adam vuruldu ve ardından bir tane adam çıkıp Şadiye'yi bayılttı ve silahı Şadiye'nin eline bıraktı. Yani suçu Şadiye'ye attılar. Tam o sahnede final yapabilirlerdi mesela, çok daha iyi olabilirdi.

Ya da Deniz her şeyi öğrendikten sonra Narin'in evine gittiğinde, Narinle Fırat'ın karşısına dikilip öyle sessiz sessiz kalacağına, öğrendiklerini bildiğini söyleseydi ve o andan sonra bölüm sonu olsaydı.

Bana sorarsanız bu iki seçenekten biri olmalıydı. Şu anki bitmiş olduğu kısım çok basit ve heyecansız oldu.

Bakalım diğer sezonda neler olacak?
Bekliyoruz...

Dizimag'in Glee'nin bütün bölümlerini sayfasından kaldırmasıyla herkes şaşkına dönmüştü ve sadece Dizimag değil bir çok internet sitesi de kaldırmıştı Glee'yi. Çok az sayıda internet sitesi yayınlamaya devam ediyordu. Bir tanesini bir önceki yazımda da vermiştim fakat oradan da izleyemeyen okuyucularım olduğu için ufak bir araştırmayla iki site daha buldum.

Glee'yi izleyebileceğiniz sitelerden ilki: www.dizibudur.com bir diğeri de www.yabancidizihd.com 

Bu konu hakkında yazmış olduğum ilk yazımda verdiğim link de: www.yabancidiziizle.gen.tr

Bu sitelerde rahatlıkla izleyebileceğinizi düşünüyorum fakat hala açılmıyorsa internet ayarlarınızda herhangi bir sorun olabileceğini düşünüyorum çünkü ben bu üç sitede gayet rahatlıkla açıp izleyebiliyorum.

İyi seyirler...  

''Glee Dizimag'dan Kaldırıldı!'' adlı yazım: http://hasanokcuu.blogspot.com/2012/11/glee-dizimag.html

Glee'yi İzleyebileceğiniz Siteler

Dizimag'in Glee'nin bütün bölümlerini sayfasından kaldırmasıyla herkes şaşkına dönmüştü ve sadece Dizimag değil bir çok internet sitesi de kaldırmıştı Glee'yi. Çok az sayıda internet sitesi yayınlamaya devam ediyordu. Bir tanesini bir önceki yazımda da vermiştim fakat oradan da izleyemeyen okuyucularım olduğu için ufak bir araştırmayla iki site daha buldum.

Glee'yi izleyebileceğiniz sitelerden ilki: www.dizibudur.com bir diğeri de www.yabancidizihd.com 

Bu konu hakkında yazmış olduğum ilk yazımda verdiğim link de: www.yabancidiziizle.gen.tr

Bu sitelerde rahatlıkla izleyebileceğinizi düşünüyorum fakat hala açılmıyorsa internet ayarlarınızda herhangi bir sorun olabileceğini düşünüyorum çünkü ben bu üç sitede gayet rahatlıkla açıp izleyebiliyorum.

İyi seyirler...  

''Glee Dizimag'dan Kaldırıldı!'' adlı yazım: http://hasanokcuu.blogspot.com/2012/11/glee-dizimag.html


Bu yaz sadece bana değil, gözlemlediğim, gördüğüm kadarıyla hiç kimseye yaramadı. Bundan önceki yaz aylarını düşünüyorum, göz önüne getiriyorum da daha önce bu derece sıkılıp bunaldığımı hatırlamıyorum. Hem hava sıcaklığı bir önceki yıllara göre daha şiddetli, hem de geçen senelerde insan sanki yapacak bir şeyler bulup zamanını değerlendirebilecek aktiviteler buluyordu ama bu yaz, hiç kimsede bir şey yok. Havadan dolayı aktiviteler duruldu, sıkılmaca iki kat büyüdü.

Sıkıntıdan yapmadığım şey kalmadı. Birincisi zaten genelde herkeste olduğu gibi uyku düzenim tamamen alt üst oldu. Sabaha karşı yatıp öğlenin bir vakti kalkıyorum. İştah desek o da yok. Günde bir öğün, o da sadece akşam yemeği yiyorum. Tabii ki sağlıklı bir şey olmadığını kesinlikle biliyorum ama elimden gelen bir şey yok bir tokluk hissi var. Uyku düzeninin bozulmasından kaynaklanıyor olabilir.

Her neyse. Uyanır uyanmaz biraz kendime geldikten sonra bilgisayarın başına geçerim. Önce biraz bir şeyler yazar çizer vakit geçiririm. Sonra da bir şeyler izlerim, oyalarım kendimi.

Gossip girl'ün son 3 sezonunu bitirdim, Küçük Sırlar'a tekrar başlayıp bitirdim ve Shameless'i, Ocak-Şubat arası izlemiş olmama rağmen tekrar izleyip bitirdim. Hepsi bitince şimdi de 1994 Amerika yapımı, Firends (Arkadaşlar) adlı yeni bir diziye başladım. Komedi türünde ve o zamanlara göre oldukça modern düşünceler içeren gayet hoşuma giden bir dizi.

Saat 5-6 olunca, annem işten gelir ve beraber bir balkon sefası yaparız. Bir yandan kahvelerimizi içer bir yandan sohbet ederiz. Akşam yemeğinin ardından bazen dışarı çıkar, geceye kadar vakit geçiririm; arkadaşlarımla ya da kuzenimle falan.

Benim yaz aylarım bu sene, her günü birbirinin aynısı şeklinde geçti ve böyle de devam ediyor. Önümüzdeki yazın gelmesinden ciddi derecede korkar durumdayım. Bakalım neler olacak, önümüzdeki senelerde. Kış ayı da, yazın sıcaklığı derecesinde soğuk mu olacak merak ediyorum.

Benim yaz aylarım böyle işte, sizin yaz tatiliniz nasıl geçiyor bakalım?

Yaz Tatili

Bu yaz sadece bana değil, gözlemlediğim, gördüğüm kadarıyla hiç kimseye yaramadı. Bundan önceki yaz aylarını düşünüyorum, göz önüne getiriyorum da daha önce bu derece sıkılıp bunaldığımı hatırlamıyorum. Hem hava sıcaklığı bir önceki yıllara göre daha şiddetli, hem de geçen senelerde insan sanki yapacak bir şeyler bulup zamanını değerlendirebilecek aktiviteler buluyordu ama bu yaz, hiç kimsede bir şey yok. Havadan dolayı aktiviteler duruldu, sıkılmaca iki kat büyüdü.

Sıkıntıdan yapmadığım şey kalmadı. Birincisi zaten genelde herkeste olduğu gibi uyku düzenim tamamen alt üst oldu. Sabaha karşı yatıp öğlenin bir vakti kalkıyorum. İştah desek o da yok. Günde bir öğün, o da sadece akşam yemeği yiyorum. Tabii ki sağlıklı bir şey olmadığını kesinlikle biliyorum ama elimden gelen bir şey yok bir tokluk hissi var. Uyku düzeninin bozulmasından kaynaklanıyor olabilir.

Her neyse. Uyanır uyanmaz biraz kendime geldikten sonra bilgisayarın başına geçerim. Önce biraz bir şeyler yazar çizer vakit geçiririm. Sonra da bir şeyler izlerim, oyalarım kendimi.

Gossip girl'ün son 3 sezonunu bitirdim, Küçük Sırlar'a tekrar başlayıp bitirdim ve Shameless'i, Ocak-Şubat arası izlemiş olmama rağmen tekrar izleyip bitirdim. Hepsi bitince şimdi de 1994 Amerika yapımı, Firends (Arkadaşlar) adlı yeni bir diziye başladım. Komedi türünde ve o zamanlara göre oldukça modern düşünceler içeren gayet hoşuma giden bir dizi.

Saat 5-6 olunca, annem işten gelir ve beraber bir balkon sefası yaparız. Bir yandan kahvelerimizi içer bir yandan sohbet ederiz. Akşam yemeğinin ardından bazen dışarı çıkar, geceye kadar vakit geçiririm; arkadaşlarımla ya da kuzenimle falan.

Benim yaz aylarım bu sene, her günü birbirinin aynısı şeklinde geçti ve böyle de devam ediyor. Önümüzdeki yazın gelmesinden ciddi derecede korkar durumdayım. Bakalım neler olacak, önümüzdeki senelerde. Kış ayı da, yazın sıcaklığı derecesinde soğuk mu olacak merak ediyorum.

Benim yaz aylarım böyle işte, sizin yaz tatiliniz nasıl geçiyor bakalım?

Genelde her yaz internetten izlediğim bir dizi olur. Bu diziler yabancı olur, Türk dizilerini pek izlemem. Tabii seçili olanlar vardır. Bu yaz, izlediğim 3 dizi oldu. Bunlardan biri Türk ve hepimizin bildiği bir dizi. 2 sene önce yayınlanmış ve kısa sürede final yapılan bir diziydi.

1 - Shameless 

Yaz aylarının başlarında, yılın başında 2. sezonuyla ve yine 12 bölümle yayınlanan Shameless var. Shameless, ilk sezonundan beri takip ettiğim bir dizi. Şimdiye kadar en beğendiğim ve izlemekten zevk duyduğum bir dizidir. Shameless, yeri geldiği zaman sizi duygusallığına sürükleyen, yeri geldiğinde de kahkahaya boğan başarılı bir dizi. Sezon başına sadece 12 bölüm olması, Shameless hayranları için pek iyi bir durum değil. 12 bölüm  sonunda 1 sene bekleme payı oluyor çünkü. Shameless her anlamda müthiş bir dizi ve kesinlikle izlenilmesini tavsiye ediyorum. Pişmanlık duyacağınızı sanmıyorum. 

Shameless'in oyuncu kadrosu da şöyle:

William H. Macy - Frank Gallagher
Emmy Rossum - Fiona Gallagher
Justin Chatwin - Steve
Ethan Cutkosky - Carl Gallagher
Shanola Hampton - Veronica Fisher 
Steve Howey - Kevin Ball
Emma Kenney - Debbie Gallagher
Cameron Monaghan - Ian Gallagher
Jeremy Allen White - Lip Gallagher
Laura Wiggins - Karen Jackson
Joan Cusack - Sheila Jackson

2 - Gossip Girl 

Gossip Girl, 6 sezondur devam eden ve çok beğenilen bir dizi. Ben Gossip Girl'ü geçen sene yazın başlamıştım. Kışın da biraz devam etmiştim ama daha sonra bırakmıştım. Şu an 4. sezonunu yarıladım. 6. sezon henüz yayınlamadı. Umarım 6. sezona kadar devam ettirebilirim. 

Gossip Girl'de oldukça iyi ve sevdiğim tarz dizilerden. İzlerken sıkılmıyorum ve bir günde 2 - 3 bölüm rahatlıkla izleyebiliyorum. Gossip Girl de tavsiye ettiğim yabancı dizilerden ikincisi. Çoğu kişi izlemiştir ve gayet iyi biliyordur bu diziyi. İzlemeyenler bile ismini mutlaka duymuştur ve izlemeyen varsa izlesin derim.  

Gossip Girl'ün oyuncu kadrosu:

Blake Lively - Serena van der Woodsen
Leighton Meester - Blair Woldorf
Penn Badgley - Dan Humprey
Chace Crawford - Nate Archibald
Ed Westwick - Chuck Bass
Kelly Rutherford -Lily van der Woodsen
Matthew Settle - Rufus Humprey
Kristen Bell - Gossip Girl
Taylor Momsen - Jenny Humprey
Jessica Szohr - Venessa Abrams
Zuzanna Szadkowski - Dorota Kishlovsky
Connor Paolo - Eric van der Woodsen
Margaret Colin - Eleanor Woldorf
Robert John Burke - Bart Bass 

3 - Küçük Sırlar 

Küçük Sırlar dizisini 2 sene önce televizyon izleyip, takip ediyordum. Final bölümüne kadar da hep izledim. Kaçırdığım bölümleri internette aynı yıl içerisinde tamamladım. O zamanlar, Küçük Sırlar yayına verilmeden bir haber çıkmış, Gossip Girl'den esinlenme ve birebir olduğu söylenmişti. Ben o zamanlar Gossip Girl'ü biliyordum fakat izlememiştim ve bir fikrim de yoktu bu konuda. Gossip Girl'ü izledikten sonra bu yaz, Küçük Sırlar'ı tekrar izleyip benzeyip benzemediğine bakmak için izledim ve kesinlikle bir alakası olmadığını farkettim. Gossip Girl daha geniş bir dizi, Küçük Sırlar öyle değil. Hani karakterler açısında hafif bir benzerlik var ama bu benzerlikler çok abartılacak derecede, aynısı denilecek derecede değil. 

Küçük Sırlar'ın oyuncu kadrosu da şöyleydi:

Sinem Kobal - Su
Burak Özçivit - Çetin
Merve Boluğur - Ayşegül
İpek Karapınar - Arzu
Birkan Sokullu - Demir
Kadir Doğulu - Ali
Ecem Uzun - Meriç
Cem Mehmetcan Mincizozlu - Aslan Cem
Enginay Gültekin - Neslişah
Yıldırım Urağ - Ömer
Gonca Vuslateri - Ceyla
Dilara Öztunç - Heves
Yıldız Kültür - Fikriye
Şenay Gürler - Şebnem
Ebru Akel - Biricik 

Bu Yaz İzlediklerim

Genelde her yaz internetten izlediğim bir dizi olur. Bu diziler yabancı olur, Türk dizilerini pek izlemem. Tabii seçili olanlar vardır. Bu yaz, izlediğim 3 dizi oldu. Bunlardan biri Türk ve hepimizin bildiği bir dizi. 2 sene önce yayınlanmış ve kısa sürede final yapılan bir diziydi.

1 - Shameless 

Yaz aylarının başlarında, yılın başında 2. sezonuyla ve yine 12 bölümle yayınlanan Shameless var. Shameless, ilk sezonundan beri takip ettiğim bir dizi. Şimdiye kadar en beğendiğim ve izlemekten zevk duyduğum bir dizidir. Shameless, yeri geldiği zaman sizi duygusallığına sürükleyen, yeri geldiğinde de kahkahaya boğan başarılı bir dizi. Sezon başına sadece 12 bölüm olması, Shameless hayranları için pek iyi bir durum değil. 12 bölüm  sonunda 1 sene bekleme payı oluyor çünkü. Shameless her anlamda müthiş bir dizi ve kesinlikle izlenilmesini tavsiye ediyorum. Pişmanlık duyacağınızı sanmıyorum. 

Shameless'in oyuncu kadrosu da şöyle:

William H. Macy - Frank Gallagher
Emmy Rossum - Fiona Gallagher
Justin Chatwin - Steve
Ethan Cutkosky - Carl Gallagher
Shanola Hampton - Veronica Fisher 
Steve Howey - Kevin Ball
Emma Kenney - Debbie Gallagher
Cameron Monaghan - Ian Gallagher
Jeremy Allen White - Lip Gallagher
Laura Wiggins - Karen Jackson
Joan Cusack - Sheila Jackson

2 - Gossip Girl 

Gossip Girl, 6 sezondur devam eden ve çok beğenilen bir dizi. Ben Gossip Girl'ü geçen sene yazın başlamıştım. Kışın da biraz devam etmiştim ama daha sonra bırakmıştım. Şu an 4. sezonunu yarıladım. 6. sezon henüz yayınlamadı. Umarım 6. sezona kadar devam ettirebilirim. 

Gossip Girl'de oldukça iyi ve sevdiğim tarz dizilerden. İzlerken sıkılmıyorum ve bir günde 2 - 3 bölüm rahatlıkla izleyebiliyorum. Gossip Girl de tavsiye ettiğim yabancı dizilerden ikincisi. Çoğu kişi izlemiştir ve gayet iyi biliyordur bu diziyi. İzlemeyenler bile ismini mutlaka duymuştur ve izlemeyen varsa izlesin derim.  

Gossip Girl'ün oyuncu kadrosu:

Blake Lively - Serena van der Woodsen
Leighton Meester - Blair Woldorf
Penn Badgley - Dan Humprey
Chace Crawford - Nate Archibald
Ed Westwick - Chuck Bass
Kelly Rutherford -Lily van der Woodsen
Matthew Settle - Rufus Humprey
Kristen Bell - Gossip Girl
Taylor Momsen - Jenny Humprey
Jessica Szohr - Venessa Abrams
Zuzanna Szadkowski - Dorota Kishlovsky
Connor Paolo - Eric van der Woodsen
Margaret Colin - Eleanor Woldorf
Robert John Burke - Bart Bass 

3 - Küçük Sırlar 

Küçük Sırlar dizisini 2 sene önce televizyon izleyip, takip ediyordum. Final bölümüne kadar da hep izledim. Kaçırdığım bölümleri internette aynı yıl içerisinde tamamladım. O zamanlar, Küçük Sırlar yayına verilmeden bir haber çıkmış, Gossip Girl'den esinlenme ve birebir olduğu söylenmişti. Ben o zamanlar Gossip Girl'ü biliyordum fakat izlememiştim ve bir fikrim de yoktu bu konuda. Gossip Girl'ü izledikten sonra bu yaz, Küçük Sırlar'ı tekrar izleyip benzeyip benzemediğine bakmak için izledim ve kesinlikle bir alakası olmadığını farkettim. Gossip Girl daha geniş bir dizi, Küçük Sırlar öyle değil. Hani karakterler açısında hafif bir benzerlik var ama bu benzerlikler çok abartılacak derecede, aynısı denilecek derecede değil. 

Küçük Sırlar'ın oyuncu kadrosu da şöyleydi:

Sinem Kobal - Su
Burak Özçivit - Çetin
Merve Boluğur - Ayşegül
İpek Karapınar - Arzu
Birkan Sokullu - Demir
Kadir Doğulu - Ali
Ecem Uzun - Meriç
Cem Mehmetcan Mincizozlu - Aslan Cem
Enginay Gültekin - Neslişah
Yıldırım Urağ - Ömer
Gonca Vuslateri - Ceyla
Dilara Öztunç - Heves
Yıldız Kültür - Fikriye
Şenay Gürler - Şebnem
Ebru Akel - Biricik 

Fotoğrafım
Edirne, Ayşekadın, Türkiye
19 Ocak 1996, İskenderun doğumlu. Trakya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü mezunu. 13 yaşından beri blogger. 2012 Hürriyet Bumerang Ödülleri'nde En Uyumlu site üçüncülüğüne hak kazandı. İlk kitabı İkinci Kadının Hikâyesi ise Temmuz 2016 yılında basıldı. Tüm kitabevleri ve online kitapçılarda satışta.