background img

The New Stuff

yolculuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yolculuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kaçıyormuşum gibi hissediyorum.

Otobüs hareketlendiği anda iki duygu sarmalıyor kalbimi. Biri sevinç, diğeri hüzün. Sanki gideceğim ve bir daha gelmeyecekmişim, bir daha geri dönmeyecekmişim gibi hissetmemin verdiği hüznü yaşarken; onu göreceğim, ona sarılabileceğim anın da sevincini yaşıyorum.

İki kişilik koltukta tek başıma oturuyorum. Her zamanki gibi pencere kenarında. Siyah ve içini ufak tefek şeylerle doldurduğum çantam da yanımda. Kitabımı açıyorum ve okumaya çalışıyorum. Hayır... Olmuyor. Kapatıyorum kapağı ve kulaklığımı takıyorum her iki kulağıma da.

Rihanna'nın sesi kulağımı doldururken, ben çoktan su gibi akıp giden yolu izlemeye dalmış, gideceğim yere gitmeye tamamen hazırdım.

Son bir haykırış ve gözyaşı: I want you to stay...

Bir Yolculuk Gözyaşı


Kaçıyormuşum gibi hissediyorum.

Otobüs hareketlendiği anda iki duygu sarmalıyor kalbimi. Biri sevinç, diğeri hüzün. Sanki gideceğim ve bir daha gelmeyecekmişim, bir daha geri dönmeyecekmişim gibi hissetmemin verdiği hüznü yaşarken; onu göreceğim, ona sarılabileceğim anın da sevincini yaşıyorum.

İki kişilik koltukta tek başıma oturuyorum. Her zamanki gibi pencere kenarında. Siyah ve içini ufak tefek şeylerle doldurduğum çantam da yanımda. Kitabımı açıyorum ve okumaya çalışıyorum. Hayır... Olmuyor. Kapatıyorum kapağı ve kulaklığımı takıyorum her iki kulağıma da.

Rihanna'nın sesi kulağımı doldururken, ben çoktan su gibi akıp giden yolu izlemeye dalmış, gideceğim yere gitmeye tamamen hazırdım.

Son bir haykırış ve gözyaşı: I want you to stay...



Ayakkabılarımı ayağıma geçirdiğim gibi çıktım evden. Hızlı adımlarla ilerliyordum. Ne yapacağıma daha önce karar vermiş ve planlamış olmama rağmen beynimi içi tamamen boş bir şekilde atıyordum adımları. Düşünmeye çalışıyor, düşünemiyordum. 

Kendimi karşımda duran adama ''Nerelere biletleriniz var?'' diye sorarken buldum. Sayıyordu bir yerler, benim amacım ise sadece buradan uzaklaşmaktı sadece. Aklıma gelen ilk şehri, ''Ankara'' dedim adamın gözlerinin içine bakarak. Bana deliymişim gibi bakmasından fazlasıyla rahatsız oldum. Biletime baktım ve araba yarım saat sonra kalkacaktı. Gerçekten gidiyor muydum artık buralardan. 

Yanında durduğum ufak bir arabası olan adamla göz göze geldim aniden. Çevirdim tekrar kafamı ve elimi cebime attım. Bulduğum kuruşluklarla bir simit aldım. 

Araba gelmişti nihayet. Kapıları yavaşça açıldı ve ben de bu sırada kapılara doğru yürüyordum. Kapıya yaklaşınca duraksadım ve arabadan içeriye baktım, bir şey ifade etmeyen gözlerle. Arkamdaki adamın bağırışlarının farkına vardığım anda hızlıca bindim arabaya ve biletimi uzattım muavine. Gösterdiği koltuğa oturdum. Cam kenarı. Severim yolculuk yaparken dışarıyı izlemeyi. 

Araba neredeyse dolmuştu. Kapıların kapanma sesini duydum ve cebime koyduğum müzik çalarımı aldım elime. Sıradan bir yolculuk yapacakmış gibi takıyorum kulaklarımı normal bir şekilde. Daha sonra araba hareketlenmeye başlıyor. Dudaklarımı hareket ettirerek, sessizce ''Merhaba'' diyorum karşımda duran yeni hayatıma. 

Cam Kenarında: Yeni Hayat



Ayakkabılarımı ayağıma geçirdiğim gibi çıktım evden. Hızlı adımlarla ilerliyordum. Ne yapacağıma daha önce karar vermiş ve planlamış olmama rağmen beynimi içi tamamen boş bir şekilde atıyordum adımları. Düşünmeye çalışıyor, düşünemiyordum. 

Kendimi karşımda duran adama ''Nerelere biletleriniz var?'' diye sorarken buldum. Sayıyordu bir yerler, benim amacım ise sadece buradan uzaklaşmaktı sadece. Aklıma gelen ilk şehri, ''Ankara'' dedim adamın gözlerinin içine bakarak. Bana deliymişim gibi bakmasından fazlasıyla rahatsız oldum. Biletime baktım ve araba yarım saat sonra kalkacaktı. Gerçekten gidiyor muydum artık buralardan. 

Yanında durduğum ufak bir arabası olan adamla göz göze geldim aniden. Çevirdim tekrar kafamı ve elimi cebime attım. Bulduğum kuruşluklarla bir simit aldım. 

Araba gelmişti nihayet. Kapıları yavaşça açıldı ve ben de bu sırada kapılara doğru yürüyordum. Kapıya yaklaşınca duraksadım ve arabadan içeriye baktım, bir şey ifade etmeyen gözlerle. Arkamdaki adamın bağırışlarının farkına vardığım anda hızlıca bindim arabaya ve biletimi uzattım muavine. Gösterdiği koltuğa oturdum. Cam kenarı. Severim yolculuk yaparken dışarıyı izlemeyi. 

Araba neredeyse dolmuştu. Kapıların kapanma sesini duydum ve cebime koyduğum müzik çalarımı aldım elime. Sıradan bir yolculuk yapacakmış gibi takıyorum kulaklarımı normal bir şekilde. Daha sonra araba hareketlenmeye başlıyor. Dudaklarımı hareket ettirerek, sessizce ''Merhaba'' diyorum karşımda duran yeni hayatıma. 

Çok şey istediğimi düşünüyorum çoğu zaman. Fakat istediğim tek şey sadece birazcık mutluluk ve huzur. İnsanlar; kafasını dağıtmak, yorgunluğunu üzerinden atmak ve yalnızlığını bir kenara atıp, sevdiğiyle beraber güzel vakit geçirmek için tatile gider. Ben ise, çıktığım yoldan, geçirdiğim tatilin en ufak anında bile yalnızlığımı yanımdan ayırmadım.

Yalnız olmayı ben mi istiyorum? Hayır! Kim ister ki yalnız kalmayı, mutsuz olmayı? Bu istenilecek bir durum olsaydı eğer, ben yine bunu isteyecek en son kişi olurdum. Hele ki bir de bu mutsuzluğu ve yalnızlığı, sevgilim yanımda olduğu halde yaşıyorsam, daha ne kadar yalnız olabilirim... İlişkimde, mükemmelliyetçi davranırım. İlişkim mükemmel olsun, hep mutlu olalım demiyorum yine fakat mutsuzluklarımız da her şeye bedel oluyor ve iş yerinden oynuyor. Çoğu zaman bu mükemmeleştirmem de kendi mükemmelliğiyle yalnızlığa seyahat ediyor, o ayrı bir konu.

Yalnızlığa Seyahat

Çok şey istediğimi düşünüyorum çoğu zaman. Fakat istediğim tek şey sadece birazcık mutluluk ve huzur. İnsanlar; kafasını dağıtmak, yorgunluğunu üzerinden atmak ve yalnızlığını bir kenara atıp, sevdiğiyle beraber güzel vakit geçirmek için tatile gider. Ben ise, çıktığım yoldan, geçirdiğim tatilin en ufak anında bile yalnızlığımı yanımdan ayırmadım.

Yalnız olmayı ben mi istiyorum? Hayır! Kim ister ki yalnız kalmayı, mutsuz olmayı? Bu istenilecek bir durum olsaydı eğer, ben yine bunu isteyecek en son kişi olurdum. Hele ki bir de bu mutsuzluğu ve yalnızlığı, sevgilim yanımda olduğu halde yaşıyorsam, daha ne kadar yalnız olabilirim... İlişkimde, mükemmelliyetçi davranırım. İlişkim mükemmel olsun, hep mutlu olalım demiyorum yine fakat mutsuzluklarımız da her şeye bedel oluyor ve iş yerinden oynuyor. Çoğu zaman bu mükemmeleştirmem de kendi mükemmelliğiyle yalnızlığa seyahat ediyor, o ayrı bir konu.


Fotoğrafım
Edirne, Ayşekadın, Türkiye
19 Ocak 1996, İskenderun doğumlu. Trakya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü mezunu. 13 yaşından beri blogger. 2012 Hürriyet Bumerang Ödülleri'nde En Uyumlu site üçüncülüğüne hak kazandı. İlk kitabı İkinci Kadının Hikâyesi ise Temmuz 2016 yılında basıldı. Tüm kitabevleri ve online kitapçılarda satışta.