background img

The New Stuff

yaz tatili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaz tatili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bu yaz sadece bana değil, gözlemlediğim, gördüğüm kadarıyla hiç kimseye yaramadı. Bundan önceki yaz aylarını düşünüyorum, göz önüne getiriyorum da daha önce bu derece sıkılıp bunaldığımı hatırlamıyorum. Hem hava sıcaklığı bir önceki yıllara göre daha şiddetli, hem de geçen senelerde insan sanki yapacak bir şeyler bulup zamanını değerlendirebilecek aktiviteler buluyordu ama bu yaz, hiç kimsede bir şey yok. Havadan dolayı aktiviteler duruldu, sıkılmaca iki kat büyüdü.

Sıkıntıdan yapmadığım şey kalmadı. Birincisi zaten genelde herkeste olduğu gibi uyku düzenim tamamen alt üst oldu. Sabaha karşı yatıp öğlenin bir vakti kalkıyorum. İştah desek o da yok. Günde bir öğün, o da sadece akşam yemeği yiyorum. Tabii ki sağlıklı bir şey olmadığını kesinlikle biliyorum ama elimden gelen bir şey yok bir tokluk hissi var. Uyku düzeninin bozulmasından kaynaklanıyor olabilir.

Her neyse. Uyanır uyanmaz biraz kendime geldikten sonra bilgisayarın başına geçerim. Önce biraz bir şeyler yazar çizer vakit geçiririm. Sonra da bir şeyler izlerim, oyalarım kendimi.

Gossip girl'ün son 3 sezonunu bitirdim, Küçük Sırlar'a tekrar başlayıp bitirdim ve Shameless'i, Ocak-Şubat arası izlemiş olmama rağmen tekrar izleyip bitirdim. Hepsi bitince şimdi de 1994 Amerika yapımı, Firends (Arkadaşlar) adlı yeni bir diziye başladım. Komedi türünde ve o zamanlara göre oldukça modern düşünceler içeren gayet hoşuma giden bir dizi.

Saat 5-6 olunca, annem işten gelir ve beraber bir balkon sefası yaparız. Bir yandan kahvelerimizi içer bir yandan sohbet ederiz. Akşam yemeğinin ardından bazen dışarı çıkar, geceye kadar vakit geçiririm; arkadaşlarımla ya da kuzenimle falan.

Benim yaz aylarım bu sene, her günü birbirinin aynısı şeklinde geçti ve böyle de devam ediyor. Önümüzdeki yazın gelmesinden ciddi derecede korkar durumdayım. Bakalım neler olacak, önümüzdeki senelerde. Kış ayı da, yazın sıcaklığı derecesinde soğuk mu olacak merak ediyorum.

Benim yaz aylarım böyle işte, sizin yaz tatiliniz nasıl geçiyor bakalım?

Yaz Tatili

Bu yaz sadece bana değil, gözlemlediğim, gördüğüm kadarıyla hiç kimseye yaramadı. Bundan önceki yaz aylarını düşünüyorum, göz önüne getiriyorum da daha önce bu derece sıkılıp bunaldığımı hatırlamıyorum. Hem hava sıcaklığı bir önceki yıllara göre daha şiddetli, hem de geçen senelerde insan sanki yapacak bir şeyler bulup zamanını değerlendirebilecek aktiviteler buluyordu ama bu yaz, hiç kimsede bir şey yok. Havadan dolayı aktiviteler duruldu, sıkılmaca iki kat büyüdü.

Sıkıntıdan yapmadığım şey kalmadı. Birincisi zaten genelde herkeste olduğu gibi uyku düzenim tamamen alt üst oldu. Sabaha karşı yatıp öğlenin bir vakti kalkıyorum. İştah desek o da yok. Günde bir öğün, o da sadece akşam yemeği yiyorum. Tabii ki sağlıklı bir şey olmadığını kesinlikle biliyorum ama elimden gelen bir şey yok bir tokluk hissi var. Uyku düzeninin bozulmasından kaynaklanıyor olabilir.

Her neyse. Uyanır uyanmaz biraz kendime geldikten sonra bilgisayarın başına geçerim. Önce biraz bir şeyler yazar çizer vakit geçiririm. Sonra da bir şeyler izlerim, oyalarım kendimi.

Gossip girl'ün son 3 sezonunu bitirdim, Küçük Sırlar'a tekrar başlayıp bitirdim ve Shameless'i, Ocak-Şubat arası izlemiş olmama rağmen tekrar izleyip bitirdim. Hepsi bitince şimdi de 1994 Amerika yapımı, Firends (Arkadaşlar) adlı yeni bir diziye başladım. Komedi türünde ve o zamanlara göre oldukça modern düşünceler içeren gayet hoşuma giden bir dizi.

Saat 5-6 olunca, annem işten gelir ve beraber bir balkon sefası yaparız. Bir yandan kahvelerimizi içer bir yandan sohbet ederiz. Akşam yemeğinin ardından bazen dışarı çıkar, geceye kadar vakit geçiririm; arkadaşlarımla ya da kuzenimle falan.

Benim yaz aylarım bu sene, her günü birbirinin aynısı şeklinde geçti ve böyle de devam ediyor. Önümüzdeki yazın gelmesinden ciddi derecede korkar durumdayım. Bakalım neler olacak, önümüzdeki senelerde. Kış ayı da, yazın sıcaklığı derecesinde soğuk mu olacak merak ediyorum.

Benim yaz aylarım böyle işte, sizin yaz tatiliniz nasıl geçiyor bakalım?

Bugün, okulların kapanmasının ardından gelen ilk Pazartesi. Okullar, iki gün önce kapandı ve sevinen öğrenciler de oldu, bütün yıl çalışmadığına pişman olan da. Ama hepsi de okulların kapanmasıyla bir 'Oh!' çekti. Bana da bir rahatlama, huzur gelmişti. Ne de olsa koca bir yıl daha bitmişti ve yaz tatili de sonunda gelmişti.

Pazartesi günleri; çalışanların ve öğrencilerin korkulu rüyası diyebiliriz. Çalışanlar, işlerine kaldığı yerden devam ediyor fakat bugün çoğu öğrenci, sosyal paylaşım sitelerinde ilk defa Pazartesiye lanet yağdırmayacak. Buna ben de dahilim çünkü, Pazartesi sendromunu derinden yaşayanlardan biriyimdir aynı zamanda. Biz bütün öğrenciler, bugün hep beraber ''Sendromsuz bir Pazartesiye ve yaza merhaba'' kafası yaşayacağız.

Fakat tabii ki çoğu güzel şeyin sonu olduğu gibi, üç aylık yaz tatilinin ardından herkese tekrar bir Pazartesi sendromu yapışacak. Bu kaçınılmaz bir gerçek. Pazartesilerin yakamızdan düşeceği yok fakat istesek de istemesek de ne yazık ki geliyor ve onu da yaşayıp, çabucak bitirme çabasında oluyoruz.

Her şeye rağmen, önümüzde uzun bir yaz tatili var ve bugün benim gibi sendromsuz uyanan tüm okurlarıma: ''Merhaba!''

Sendromsuz Pazartesiye Merhaba!

Bugün, okulların kapanmasının ardından gelen ilk Pazartesi. Okullar, iki gün önce kapandı ve sevinen öğrenciler de oldu, bütün yıl çalışmadığına pişman olan da. Ama hepsi de okulların kapanmasıyla bir 'Oh!' çekti. Bana da bir rahatlama, huzur gelmişti. Ne de olsa koca bir yıl daha bitmişti ve yaz tatili de sonunda gelmişti.

Pazartesi günleri; çalışanların ve öğrencilerin korkulu rüyası diyebiliriz. Çalışanlar, işlerine kaldığı yerden devam ediyor fakat bugün çoğu öğrenci, sosyal paylaşım sitelerinde ilk defa Pazartesiye lanet yağdırmayacak. Buna ben de dahilim çünkü, Pazartesi sendromunu derinden yaşayanlardan biriyimdir aynı zamanda. Biz bütün öğrenciler, bugün hep beraber ''Sendromsuz bir Pazartesiye ve yaza merhaba'' kafası yaşayacağız.

Fakat tabii ki çoğu güzel şeyin sonu olduğu gibi, üç aylık yaz tatilinin ardından herkese tekrar bir Pazartesi sendromu yapışacak. Bu kaçınılmaz bir gerçek. Pazartesilerin yakamızdan düşeceği yok fakat istesek de istemesek de ne yazık ki geliyor ve onu da yaşayıp, çabucak bitirme çabasında oluyoruz.

Her şeye rağmen, önümüzde uzun bir yaz tatili var ve bugün benim gibi sendromsuz uyanan tüm okurlarıma: ''Merhaba!''

Fotoğrafım
Edirne, Ayşekadın, Türkiye
19 Ocak 1996, İskenderun doğumlu. Trakya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü mezunu. 13 yaşından beri blogger. 2012 Hürriyet Bumerang Ödülleri'nde En Uyumlu site üçüncülüğüne hak kazandı. İlk kitabı İkinci Kadının Hikâyesi ise Temmuz 2016 yılında basıldı. Tüm kitabevleri ve online kitapçılarda satışta.