background img

The New Stuff

yaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gülşen, uzun bir aradan sonra yaza damgasını vuracak bir albümle geri dönüşünü yaptı müzik piyasasına. Albümün bütün şarkılarını dinleme fırsatını henüz dün buldum ve bugün de albümün yorumunu paylaşmak istedim.

Gülşen, Bangır Bangır albümünün ilk klibini de albüme ismini veren şarkıyla yaptı. Albümün çıkışını bu şarkıyla yapmış olması gerçekten çok doğru bir karar olmuş. Hem yaz boyunca plajlarda, clublarda tekrar tekrar çalınabilecek bir parça hem de gerçekten çok güzel, kıpır kıpır bir şarkı. Klibi de oldukça başarılı.

Albümün kapağını ilk gördüğümde -ki siz de eminim aynısını düşünmüşsünüzdür- aklıma direkt Katy Perry'nin Roar klibi geldi. Tema ve dizayn birebir aynı. Baktığımız zaman birebir kopyalamış olduğunu görebiliyoruz tabii ama benim için önemli olan bir diğer şey de içeriği. Yani albümdeki şarkılar. Bir iki şarkı dışındaki tüm şarkılarını telefonuma indirdim. Dünden beri de tekrar tekrar dinliyorum.

Umarım Gülşen, bu albümle yakalamak istediği başarıyı elde eder. Bana sorarsanız sadece Bangır Bangır şarkısıyla bile edebilir. Klip Youtube kanalında 28 Nisan'dan bugüne, şimdiden 1 milyon tıklanmayı geçti bile.

Bangır Bangır klibiyle birlikte en çok beğendiğim üç şarkıyı da paylaşmak istiyorum. Siz de albümü bir yerinden dinlemeye başlarsanız iyi olur. Bu yaz bize denizde, havuzda, yolda, clublarda eşlik edecek şarkılar bunlar!



Gülşen - Bangır Bangır (Albüm)

Gülşen, uzun bir aradan sonra yaza damgasını vuracak bir albümle geri dönüşünü yaptı müzik piyasasına. Albümün bütün şarkılarını dinleme fırsatını henüz dün buldum ve bugün de albümün yorumunu paylaşmak istedim.

Gülşen, Bangır Bangır albümünün ilk klibini de albüme ismini veren şarkıyla yaptı. Albümün çıkışını bu şarkıyla yapmış olması gerçekten çok doğru bir karar olmuş. Hem yaz boyunca plajlarda, clublarda tekrar tekrar çalınabilecek bir parça hem de gerçekten çok güzel, kıpır kıpır bir şarkı. Klibi de oldukça başarılı.

Albümün kapağını ilk gördüğümde -ki siz de eminim aynısını düşünmüşsünüzdür- aklıma direkt Katy Perry'nin Roar klibi geldi. Tema ve dizayn birebir aynı. Baktığımız zaman birebir kopyalamış olduğunu görebiliyoruz tabii ama benim için önemli olan bir diğer şey de içeriği. Yani albümdeki şarkılar. Bir iki şarkı dışındaki tüm şarkılarını telefonuma indirdim. Dünden beri de tekrar tekrar dinliyorum.

Umarım Gülşen, bu albümle yakalamak istediği başarıyı elde eder. Bana sorarsanız sadece Bangır Bangır şarkısıyla bile edebilir. Klip Youtube kanalında 28 Nisan'dan bugüne, şimdiden 1 milyon tıklanmayı geçti bile.

Bangır Bangır klibiyle birlikte en çok beğendiğim üç şarkıyı da paylaşmak istiyorum. Siz de albümü bir yerinden dinlemeye başlarsanız iyi olur. Bu yaz bize denizde, havuzda, yolda, clublarda eşlik edecek şarkılar bunlar!





Her zaman olduğu gibi... İyi değilim. Havalar sıcak olmalıydı halbuki, güneş en tepede kasıp kavurmalıydı her yeri. Terlemeliydik deli gibi, zar zor nefes almalı, güçlükle adım atmalıydık. Bir damla suya muhtaç kalmalı, onun için savaş vermeliydik. Belki deniz kenarında kumsalda, belki havuz başında bir şezlongda uzanıyor, güneş gözlükleri gözümüzde, kalınca kitabımızın kış kokan sayfalarını çevirerek serinlemeliydik.

Fakat şu an yaz aylarında kışı yaşıyoruz. Pencereler, kapılar ardına kadar kapalı. Şimşek çakıyor, gök gürüldüyor ve birazdan yağmur başlar. Ben de yatağımda, battaniyenin altında bunları yazıyorum sana. Çünkü yine gözlerimin önündesin.
Anla işte.
Sana olan aşkımla ısınmaya çalışıyorum...

Kitabımızın Kış Kokan Sayfalarını Çeviremedik


Her zaman olduğu gibi... İyi değilim. Havalar sıcak olmalıydı halbuki, güneş en tepede kasıp kavurmalıydı her yeri. Terlemeliydik deli gibi, zar zor nefes almalı, güçlükle adım atmalıydık. Bir damla suya muhtaç kalmalı, onun için savaş vermeliydik. Belki deniz kenarında kumsalda, belki havuz başında bir şezlongda uzanıyor, güneş gözlükleri gözümüzde, kalınca kitabımızın kış kokan sayfalarını çevirerek serinlemeliydik.

Fakat şu an yaz aylarında kışı yaşıyoruz. Pencereler, kapılar ardına kadar kapalı. Şimşek çakıyor, gök gürüldüyor ve birazdan yağmur başlar. Ben de yatağımda, battaniyenin altında bunları yazıyorum sana. Çünkü yine gözlerimin önündesin.
Anla işte.
Sana olan aşkımla ısınmaya çalışıyorum...

Bu sıcak havalar, bana ister istemez geçtiğimiz yaz günlerini hatırlatıverdi. Oturdum düşündüm bütün gün ve gerçekten güzel günlerdi dedim. Bir kere daha söylemeliyim bunu. Bu yaz ayları o kadar güzel olacak mı diye de düşünmeden edemedim. Cevabını içten içe biliyorum çünkü az çok. Fakat yine de umudumu kaybetmeden, geçen seneden daha güzel günler yaşamaya çalışacağım. 

Geçtiğimiz yaz günlerinin her biri ayrı komikti bizim için. (Bizim derken, benim dışımda bir de Sanem var tabii.) Neredeyse her gün akşam sekize doğru dışarı çıkar gecelere kadar dolanır dururduk etrafta. Tabii birlikteyken bu kadar eğlenmemizin en etkin sebebi, yedi senenin getirmiş olduğu bir dostluk. 

Sıcak yaz günlerinde en vazgeçilmezimiz ise kesinlikle waffledır. Şöyle üzerine bol bol çikolata sosu, çilekler, muzlar... Her gün ilk işimiz, aynı yere gidip waffle yemek oluyordu. (Ve asıl anlatmak istediğim, olayın patladığı yere geçiş yapabilirim artık.)

Her zaman olduğu gibi sıradan bir gündü. Hazırlandım, giyindim, Sanem geldi beraber çıktık dışarı. Hani biliyoruz sonuçta artık direk sahildeki kafeye gidip waffle yiyeceğiz. Oraya yaklaştıkça tabii eller cebe, cüzdana doğru kayıyor para tam mı diye. Dediğim gibi çok yakın dost olduğumuzdan böyle bir şeyin de lafı asla olmaz aramızda. Ben de varsa ikimizindir, onda varsa onundur. Yani sadece onun. 

Şaka bir yana gerçekten birbirimizle bir şeyler paylaşmayı seven iki arkadaşız. 

Her neyse, baktık işte ben de iki lira eksik var. Sanem'deki de ancak kendisine yeter. Ne yapsak ne etsek dedik, aklıma halam geldi. Halamlar da her gün bizim gittiğimiz kafenin yanındaki aile çay bahçesine giderler. Gittik yanına halamın işte böyle ben pıtır pıtır halama yanaşıyorum böyle iki üç gülücük ''ehe ihi''den sonra halam da çakıyor durumu tabii ''İste hadi ne isteyeceksin?'' deyince ben de hiç o sevimliliğimi bozmadan ''Ehe şey ya halacık şimdi bizim iki lira eksiğimiz var yani sen şimdi bana şey etsen ben sana şey ederim yani şey değil yoksa da yani şey işte.'' Ben saçmalarken halam bana çoktan parayı vermiş, beni de Sanem'i de öpmüştü zaten. 

Artık kafeye yolculuk başladı... On adım sonra kafeye gireceğiz. Ama ne göreyim ben? Kafenin arka kapısından gireceğiz! Sanem'in koluna girmişim o sırada, tam gireceğiz durdurdum Sanem'i. Onun da klasik bir bakışı vardır her şeye aynı tepki aynı bakış yani. Böyle bir kaş kalkık ''Hayırdır olom'' der gibi bir bakış. Ben de tabii anladım hemen çaktım cevabı ''Kızım baksana ne güzel giyinmişiz cici cici arka kapıdan gazetecilerden kaçar gibi mi gireceğiz. Gel şöyle ön kapıdan milletin içinden geçelim de boyumuzu posumuzu görsünler bi hallahalla ya.'' 

Tabii bunları eğlencesine diyorum yani. Arkadaş ortamlarında sürekli o ortamı neşelendiren, şımarıklık yapan biri vardır ya, işte o hep benimdir. Güldürmeyi, gülmeyi severim Yine öyle bir şey yaptım. Sanem de dünyanın en üşengeç varlığı olarak, oflayıp puflayarak benimle beraber şöööyle bir kafeyi tavaf etti. Geldik ön kapıya. Ama önce şu uzuncana kaldırımdan yürüyüp, sağa sola serpilen masalardaki insanların ortasından geçerek kapıya gitmeliyiz. E hadi bismillah!

Daha iki üç adım atmamla, kafede oturan insanların tam ortasında ayağımın takılması bir oldu! O salına salına yürüyordum ya aha da şimdi böyle sırtımdan bıçaklanmış gibi, karşımda birini canlı canlı doğruyorlarmış gibi bir ifade aldı gitti yüzümü. Neyse ki tam yapışmadım yere tek elim yere değdi diğeriyle zaten Sanem sağ olsun çekti tuttu. Pardon ya ne sağ olsun Allah'ını seversen ya ne biçim dostsun ne biçim arkadaşsın kızım sen ya! Ben orada düşüyorum insan içinde bu gelmiş gülüyor. Yarım saatte susturamadık tabii arkadaşı. 

Ama ben ne yaptım? Tabii ki de artık oradan geçemezdim yani. Ya herkes gördüyse düştüğümü ya bana gülüyorlarsa? Bu sefer bir şey demeden, Sanem'in kahkahaları arasında tekrardan şöööyle bir dolandırdım onu arka kapıya ve gazetecilerden kaçarak arka kapıdan girdik. 

Bir waffle için, bir öne bir arkaya yaptığımız için de ayrıca bir küfür de yedim tabii.

O değilde waffle çok güzeldi arkadaş ya. Çok özledim...
Gelir mi tekrar o günler? 
Varsın ayağım takılsın düşeyim yani. 

Waffle'ın Uğruna...

Bu sıcak havalar, bana ister istemez geçtiğimiz yaz günlerini hatırlatıverdi. Oturdum düşündüm bütün gün ve gerçekten güzel günlerdi dedim. Bir kere daha söylemeliyim bunu. Bu yaz ayları o kadar güzel olacak mı diye de düşünmeden edemedim. Cevabını içten içe biliyorum çünkü az çok. Fakat yine de umudumu kaybetmeden, geçen seneden daha güzel günler yaşamaya çalışacağım. 

Geçtiğimiz yaz günlerinin her biri ayrı komikti bizim için. (Bizim derken, benim dışımda bir de Sanem var tabii.) Neredeyse her gün akşam sekize doğru dışarı çıkar gecelere kadar dolanır dururduk etrafta. Tabii birlikteyken bu kadar eğlenmemizin en etkin sebebi, yedi senenin getirmiş olduğu bir dostluk. 

Sıcak yaz günlerinde en vazgeçilmezimiz ise kesinlikle waffledır. Şöyle üzerine bol bol çikolata sosu, çilekler, muzlar... Her gün ilk işimiz, aynı yere gidip waffle yemek oluyordu. (Ve asıl anlatmak istediğim, olayın patladığı yere geçiş yapabilirim artık.)

Her zaman olduğu gibi sıradan bir gündü. Hazırlandım, giyindim, Sanem geldi beraber çıktık dışarı. Hani biliyoruz sonuçta artık direk sahildeki kafeye gidip waffle yiyeceğiz. Oraya yaklaştıkça tabii eller cebe, cüzdana doğru kayıyor para tam mı diye. Dediğim gibi çok yakın dost olduğumuzdan böyle bir şeyin de lafı asla olmaz aramızda. Ben de varsa ikimizindir, onda varsa onundur. Yani sadece onun. 

Şaka bir yana gerçekten birbirimizle bir şeyler paylaşmayı seven iki arkadaşız. 

Her neyse, baktık işte ben de iki lira eksik var. Sanem'deki de ancak kendisine yeter. Ne yapsak ne etsek dedik, aklıma halam geldi. Halamlar da her gün bizim gittiğimiz kafenin yanındaki aile çay bahçesine giderler. Gittik yanına halamın işte böyle ben pıtır pıtır halama yanaşıyorum böyle iki üç gülücük ''ehe ihi''den sonra halam da çakıyor durumu tabii ''İste hadi ne isteyeceksin?'' deyince ben de hiç o sevimliliğimi bozmadan ''Ehe şey ya halacık şimdi bizim iki lira eksiğimiz var yani sen şimdi bana şey etsen ben sana şey ederim yani şey değil yoksa da yani şey işte.'' Ben saçmalarken halam bana çoktan parayı vermiş, beni de Sanem'i de öpmüştü zaten. 

Artık kafeye yolculuk başladı... On adım sonra kafeye gireceğiz. Ama ne göreyim ben? Kafenin arka kapısından gireceğiz! Sanem'in koluna girmişim o sırada, tam gireceğiz durdurdum Sanem'i. Onun da klasik bir bakışı vardır her şeye aynı tepki aynı bakış yani. Böyle bir kaş kalkık ''Hayırdır olom'' der gibi bir bakış. Ben de tabii anladım hemen çaktım cevabı ''Kızım baksana ne güzel giyinmişiz cici cici arka kapıdan gazetecilerden kaçar gibi mi gireceğiz. Gel şöyle ön kapıdan milletin içinden geçelim de boyumuzu posumuzu görsünler bi hallahalla ya.'' 

Tabii bunları eğlencesine diyorum yani. Arkadaş ortamlarında sürekli o ortamı neşelendiren, şımarıklık yapan biri vardır ya, işte o hep benimdir. Güldürmeyi, gülmeyi severim Yine öyle bir şey yaptım. Sanem de dünyanın en üşengeç varlığı olarak, oflayıp puflayarak benimle beraber şöööyle bir kafeyi tavaf etti. Geldik ön kapıya. Ama önce şu uzuncana kaldırımdan yürüyüp, sağa sola serpilen masalardaki insanların ortasından geçerek kapıya gitmeliyiz. E hadi bismillah!

Daha iki üç adım atmamla, kafede oturan insanların tam ortasında ayağımın takılması bir oldu! O salına salına yürüyordum ya aha da şimdi böyle sırtımdan bıçaklanmış gibi, karşımda birini canlı canlı doğruyorlarmış gibi bir ifade aldı gitti yüzümü. Neyse ki tam yapışmadım yere tek elim yere değdi diğeriyle zaten Sanem sağ olsun çekti tuttu. Pardon ya ne sağ olsun Allah'ını seversen ya ne biçim dostsun ne biçim arkadaşsın kızım sen ya! Ben orada düşüyorum insan içinde bu gelmiş gülüyor. Yarım saatte susturamadık tabii arkadaşı. 

Ama ben ne yaptım? Tabii ki de artık oradan geçemezdim yani. Ya herkes gördüyse düştüğümü ya bana gülüyorlarsa? Bu sefer bir şey demeden, Sanem'in kahkahaları arasında tekrardan şöööyle bir dolandırdım onu arka kapıya ve gazetecilerden kaçarak arka kapıdan girdik. 

Bir waffle için, bir öne bir arkaya yaptığımız için de ayrıca bir küfür de yedim tabii.

O değilde waffle çok güzeldi arkadaş ya. Çok özledim...
Gelir mi tekrar o günler? 
Varsın ayağım takılsın düşeyim yani. 

Bu sezon oldukça güzel ve eğlenceli olacak gibi görünüyor. Tahminime göre geçtiğimiz yazdan daha sıcak olacak ama bir o kadar da kıpır kıpır.

Geçtiğimiz günlerde sizlerle markaların ilkbahar-yaz defilelerinden bir kaç fotoğraf paylaşmış ve yorumda bulunmuştum. Şimdi geldik sıra banaaa. Ben bu ilkbahar-yaz aylarında neler giyeceğim veya neler giymek istiyorum bir bakalım.

Öncelikle şunu söyleyeyim. Bu sene, Avva'nın defilesi ve ürünler acayip derecede hoşuma gitti. Birbirinden güzel bir çok parça var ama ben az sonra sizlerle paylaşacağım resimlerde, bütün olarak değil parça olarak beğendiklerimi sizlere sunacağım.


İlk olarak bu parçalardan başlayalım. Blazer ceketler bu ilkbahar aylarında fazlaca kullanılacak gibi. Kendimce bu ceketleri beğenirim ve bu sezonda alıp giymeyi de düşünüyorum. Fakat bu kombinde en çok hoşuma giden parça çanta oldu. Bir erkek olarak çanta ve ayakkabılara karşı fazlasıyla merakım ve ilgim var. Her ne kadar bu kombine uymadığını düşünsem de o çanta fena şekilde hoşuma gitti.


Bu kombin baştan aşağı göze hoş geliyor. Kot gömlek ve ayakkabı renklerinin ton farklılıkları olabildiğince güzel görünüyor ve bu kombinde ayakkabılar ve gömlekler bana gelsin banaaa!


 Bu sezon, gömlek ve ceketler hep ön planda. Bu şirin mi şirin gömlek de beğendiğim parçalardan. Pantolon hoşuma gitse de bu rengin bana yakışacağını hiç sanmıyorum. O yüzden gömlek diyorum başka da bir şey demiyorum.


 Fıkır fıkır, şıkır şıkır dedik ama solgun renkler de Avva'nın ürünlerinde dikkatimi çekti. Solgun renkleri severim fakat beni renkli şeylerin açtığını düşünüyorum. Her ne kadar durum böyle olsa da bu gömleği beğendim. İki gün önce bir arkadaşım bana papyonun yakışacağını ve kullanmam gerektiğini söylemişti. Ben de ona deneyebileceğimi söyledim. Bu kombinde de papyonu görünce bu fikri sizlerle paylaşmak istedim. En kısa zamanda şirin bir papyonla karşınıza çıkabilirim bebişler.


Hoşuma giden son ürün budur. Ben yaz ayları boyunca kısa şortlarla takılmayı çok severim. Her ne kadar toplumumuz hala bir erkeğin kısa şort giymesine (bir kızın giymesinden daha da çok) biraz tuhaf bakıyor olsa da giyip çıkmaya ve insanların bakışlarını aldırmamaya olabildiğince alıştım. Bu şortun rengi de çok çok çok hoşuma gitti. Bunun biraz koyusundan bir pantolonum var onu da ne zamandır giymiyorum şimdi aklıma geldi daha. Dediğim gibi şort hoşuma gitti ama azıcık minicik biraz daha kısa olsa alır kaçarım valla. 

Bir de önerim olacak sizlere. Geçen haftalarda bir siteye denk geldim ve çok da hoşuma gitti açıkçası. Bu site sizlere hem günü birlik etkinlikleriniz hem de online alışverişleriniz için hiçbir ücret ödemeden, kolayca ek indirim ve avantaj sağlıyor. Mutlaka bir girip bakın derim. ''http://www.indirimhediyeceki.com/'' Sitede en çok ilgi görenler ise Markafoni ve Mizu.

Sevgiyle kalın...

Bu Ayakkabılar Bu Çantalar Benim Olmalı!

Bu sezon oldukça güzel ve eğlenceli olacak gibi görünüyor. Tahminime göre geçtiğimiz yazdan daha sıcak olacak ama bir o kadar da kıpır kıpır.

Geçtiğimiz günlerde sizlerle markaların ilkbahar-yaz defilelerinden bir kaç fotoğraf paylaşmış ve yorumda bulunmuştum. Şimdi geldik sıra banaaa. Ben bu ilkbahar-yaz aylarında neler giyeceğim veya neler giymek istiyorum bir bakalım.

Öncelikle şunu söyleyeyim. Bu sene, Avva'nın defilesi ve ürünler acayip derecede hoşuma gitti. Birbirinden güzel bir çok parça var ama ben az sonra sizlerle paylaşacağım resimlerde, bütün olarak değil parça olarak beğendiklerimi sizlere sunacağım.


İlk olarak bu parçalardan başlayalım. Blazer ceketler bu ilkbahar aylarında fazlaca kullanılacak gibi. Kendimce bu ceketleri beğenirim ve bu sezonda alıp giymeyi de düşünüyorum. Fakat bu kombinde en çok hoşuma giden parça çanta oldu. Bir erkek olarak çanta ve ayakkabılara karşı fazlasıyla merakım ve ilgim var. Her ne kadar bu kombine uymadığını düşünsem de o çanta fena şekilde hoşuma gitti.


Bu kombin baştan aşağı göze hoş geliyor. Kot gömlek ve ayakkabı renklerinin ton farklılıkları olabildiğince güzel görünüyor ve bu kombinde ayakkabılar ve gömlekler bana gelsin banaaa!


 Bu sezon, gömlek ve ceketler hep ön planda. Bu şirin mi şirin gömlek de beğendiğim parçalardan. Pantolon hoşuma gitse de bu rengin bana yakışacağını hiç sanmıyorum. O yüzden gömlek diyorum başka da bir şey demiyorum.


 Fıkır fıkır, şıkır şıkır dedik ama solgun renkler de Avva'nın ürünlerinde dikkatimi çekti. Solgun renkleri severim fakat beni renkli şeylerin açtığını düşünüyorum. Her ne kadar durum böyle olsa da bu gömleği beğendim. İki gün önce bir arkadaşım bana papyonun yakışacağını ve kullanmam gerektiğini söylemişti. Ben de ona deneyebileceğimi söyledim. Bu kombinde de papyonu görünce bu fikri sizlerle paylaşmak istedim. En kısa zamanda şirin bir papyonla karşınıza çıkabilirim bebişler.


Hoşuma giden son ürün budur. Ben yaz ayları boyunca kısa şortlarla takılmayı çok severim. Her ne kadar toplumumuz hala bir erkeğin kısa şort giymesine (bir kızın giymesinden daha da çok) biraz tuhaf bakıyor olsa da giyip çıkmaya ve insanların bakışlarını aldırmamaya olabildiğince alıştım. Bu şortun rengi de çok çok çok hoşuma gitti. Bunun biraz koyusundan bir pantolonum var onu da ne zamandır giymiyorum şimdi aklıma geldi daha. Dediğim gibi şort hoşuma gitti ama azıcık minicik biraz daha kısa olsa alır kaçarım valla. 

Bir de önerim olacak sizlere. Geçen haftalarda bir siteye denk geldim ve çok da hoşuma gitti açıkçası. Bu site sizlere hem günü birlik etkinlikleriniz hem de online alışverişleriniz için hiçbir ücret ödemeden, kolayca ek indirim ve avantaj sağlıyor. Mutlaka bir girip bakın derim. ''http://www.indirimhediyeceki.com/'' Sitede en çok ilgi görenler ise Markafoni ve Mizu.

Sevgiyle kalın...

TİFFANY

Tiffany, yeşil - beyaz ikilisini kullanmış bu sezon. Bunlara ek olarak da kışın moda olan ve hala da sürmekte olan zımba ve deri ikilisini de kullanmaya devam ediyor.





ADL

adL'in ürünlerini her zaman çok şık ve sade bulmuşumdur. Defilede de bu düşüncem ve beğenim yerini korudu. Bu sezon adL'de yine çok şık parçalar var.




BOYNER

Defile'nin finali Boyner'in ürünleri ile gerçekleşti. En güzel ürünler de bence Boyner'inkiler oldu. Bayan/Erkek hepsi çok hoştu.







  • Colin's & Kiğılı & Ekol İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!
  • Mango & Batik & Vena İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!
  • Koton & Levi's & LTB İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!

Tiffany & adL & Boyner İlkbahar - Yaz Koleksiyonu

TİFFANY

Tiffany, yeşil - beyaz ikilisini kullanmış bu sezon. Bunlara ek olarak da kışın moda olan ve hala da sürmekte olan zımba ve deri ikilisini de kullanmaya devam ediyor.





ADL

adL'in ürünlerini her zaman çok şık ve sade bulmuşumdur. Defilede de bu düşüncem ve beğenim yerini korudu. Bu sezon adL'de yine çok şık parçalar var.




BOYNER

Defile'nin finali Boyner'in ürünleri ile gerçekleşti. En güzel ürünler de bence Boyner'inkiler oldu. Bayan/Erkek hepsi çok hoştu.







  • Colin's & Kiğılı & Ekol İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!
  • Mango & Batik & Vena İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!
  • Koton & Levi's & LTB İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!

COLİN'S

Colin's bu sezon bayanlarda cıvıl cıvıl renkler kullanmış fakat erkeklerde ise kahverengi, bordo gibi koyu renkler hakim. 





KİĞILI

Kiğılı ürünlerinde ilk başta çıkan kombine çok şaşırdım. Altta gördüğünüz fotoğrafta çok net değil ne yazık ki ama kombin aynen şöyle: Pötikare gömlek, üzerine soluk sarı lacoste ve lacivert ceket. ''Bu ne be?'' diye gözlerim ayrık ayrık izledim. 

Onun dışında; mavi body, mavi-beyaz kareli gömlek ve mavi ceket kombini çok hoşuma gitti.






EKOL

Ekol'ün ürünleri de cıvıl cıvıl. Bilek üzerinde dar pantolonlar dikkat çekiyor.




  • Koton & Levi's & LTB İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!
  • Mango & Batik & Vena İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!

Colin's & Kiğılı & Ekol İlkbahar - Yaz Koleksiyonu

COLİN'S

Colin's bu sezon bayanlarda cıvıl cıvıl renkler kullanmış fakat erkeklerde ise kahverengi, bordo gibi koyu renkler hakim. 





KİĞILI

Kiğılı ürünlerinde ilk başta çıkan kombine çok şaşırdım. Altta gördüğünüz fotoğrafta çok net değil ne yazık ki ama kombin aynen şöyle: Pötikare gömlek, üzerine soluk sarı lacoste ve lacivert ceket. ''Bu ne be?'' diye gözlerim ayrık ayrık izledim. 

Onun dışında; mavi body, mavi-beyaz kareli gömlek ve mavi ceket kombini çok hoşuma gitti.






EKOL

Ekol'ün ürünleri de cıvıl cıvıl. Bilek üzerinde dar pantolonlar dikkat çekiyor.




  • Koton & Levi's & LTB İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!
  • Mango & Batik & Vena İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!

MANGO

Defilenin en güzel ürünlerinin bulunduğu markalardan biri kesinlikle Mango'ydu. Kısa, pembe, şirin elbise ve siyah deri çanta kombini çok tatlı görünüyordu. Yine aynı şekilde toz pembe ve krem rengi detayları burada da mevcut. Bu bahar ve yaz aylarında bu renkler kesinlikle moda! 








BATİK

Batik sadece bir ürün sundu. Bu ürünü Simge Tertemiz taşıdı. Siyah bir tulum. Hoş bir aksesuar ve rugan ince topuk bir ayakkabı ile kombinlenmiş. 




VENA





  • Koton & Levi's & LTB İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!
  • Colin's & Kiğılı & Ekol İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!

Mango & Batik & Vena İlkbahar - Yaz Koleksiyonu

MANGO

Defilenin en güzel ürünlerinin bulunduğu markalardan biri kesinlikle Mango'ydu. Kısa, pembe, şirin elbise ve siyah deri çanta kombini çok tatlı görünüyordu. Yine aynı şekilde toz pembe ve krem rengi detayları burada da mevcut. Bu bahar ve yaz aylarında bu renkler kesinlikle moda! 








BATİK

Batik sadece bir ürün sundu. Bu ürünü Simge Tertemiz taşıdı. Siyah bir tulum. Hoş bir aksesuar ve rugan ince topuk bir ayakkabı ile kombinlenmiş. 




VENA





  • Koton & Levi's & LTB İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!
  • Colin's & Kiğılı & Ekol İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!

KOTON

Koton'un ürünleri her zaman için hoşuma gitmiştir. Özellikle erkek çantaları. Bu kış Koton'dan kahverengi bir çanta almıştım. Defilede, yeşil pantolon, krem rengi ceket kombinini çok beğendim. 







Koton'un bayan ürünleri de oldukça güzel. Bu bahar ve yaz aylarında krem rengi ve toz pembe gibi renkler, Koton'un ürünlerinde sık kullanılmış.





 LEVİ'S

Kışın süren kot gömlek modası, ilkbahar ve yaz aylarında da süreceğe benziyor. 





LTB

Little Big ürünlerinde, erkeklerde kırmızı rengi hakim. Gerek t-shirt gerek pantolonlarda. Ayakkabı olarak da postal tercih edilmiş gibi görülüyor. Bahar aylarında postal giyilebileceğine pek ihtimal vermediğimden bu detayı görmezden geliyorum.




Bayanlarda ise yine pembe ve krem rengi ön planda. Açık renk kot ve lacivert renkler de tercih edilmiş. 





  • Mango & Batik & Vena İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!
  • Colin's & Kiğılı & Ekol İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!

Koton & Levi's & LTB İlkbahar - Yaz Koleksiyonu

KOTON

Koton'un ürünleri her zaman için hoşuma gitmiştir. Özellikle erkek çantaları. Bu kış Koton'dan kahverengi bir çanta almıştım. Defilede, yeşil pantolon, krem rengi ceket kombinini çok beğendim. 







Koton'un bayan ürünleri de oldukça güzel. Bu bahar ve yaz aylarında krem rengi ve toz pembe gibi renkler, Koton'un ürünlerinde sık kullanılmış.





 LEVİ'S

Kışın süren kot gömlek modası, ilkbahar ve yaz aylarında da süreceğe benziyor. 





LTB

Little Big ürünlerinde, erkeklerde kırmızı rengi hakim. Gerek t-shirt gerek pantolonlarda. Ayakkabı olarak da postal tercih edilmiş gibi görülüyor. Bahar aylarında postal giyilebileceğine pek ihtimal vermediğimden bu detayı görmezden geliyorum.




Bayanlarda ise yine pembe ve krem rengi ön planda. Açık renk kot ve lacivert renkler de tercih edilmiş. 





  • Mango & Batik & Vena İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!
  • Colin's & Kiğılı & Ekol İlkbahar - Yaz Koleksiyonu için tık tık!

Fotoğrafım
Edirne, Ayşekadın, Türkiye
19 Ocak 1996, İskenderun doğumlu. Trakya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü mezunu. 13 yaşından beri blogger. 2012 Hürriyet Bumerang Ödülleri'nde En Uyumlu site üçüncülüğüne hak kazandı. İlk kitabı İkinci Kadının Hikâyesi ise Temmuz 2016 yılında basıldı. Tüm kitabevleri ve online kitapçılarda satışta.