background img

The New Stuff



Ken Grimwood, aşık olduğum yazarlardan birisidir. Kendisini Kayboluş adlı romanıyla tanıdım ve beni olağanüstü bir şekilde etkilemeyi başardı. Normalde böyle gerilim tarzı, hafif korku içeren kitapları beğenmem zordur. Okurken iliklerime kadar korkmuyorsam benim için bir şey ifade etmez.

Ken Grimwood'un kitapları da dışarıdan bakıldığında sanki gerilim içeren, korku türü romanlarmış gibi görünüyor. Fakat hiç öyle değil. Başta öyle çıkmamasına gıcık olmuştum fakat okudukça apayrı bir tür olduğunu keşfettim. Hemen ardından Sil Baştan kitabını satın aldım ve aynı şekilde beni derinden etkilemeyi başardı.

Sil Baştan, Jeff adında bir adamın hayatını tekrar tekrar yaşamasını konu alıyor. Jeff, ilk tekrarında neye uğradığını kestiremiyor. Fakat bu olay, yani tekrarların içerisinde yaşıyor olması, sürekli ölüp tekrar doğması onu bilinmeyenleri aramaya sürüklüyor.

Kendisi gibi birini daha buluyor, tesadüf sonucunda: Pamela. Onunla farklı bir hayata başlıyorlar ve bir sonraki tekrarlarında birbirlerini tekrar buluyorlar. Fakat ters giden bir şeyler de vardır. Acaba kendileri gibi daha kaç insan var? Bu sorunun cevabını bulabilmek için, hiç de istedikleri gibi bir yola girmiş olmayacaklar.

Kitap kapağında da yazılmış olduğu gibi ''Hayatınızı tekrar, tekrar ve tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız...'' 

Hikaye sizi acayip derecede sürüklüyor. Kendinizi fena şekilde kaptırdığınız zaman sürekli ölen, sürekli doğan kişi sizmişsiniz gibi hissediyorsunuz. Bunu kitabı okurken defalarca yaşadım. Bu da yazarın ne kadar güçlü ve sağlam bir kaleminin olduğunu ifade ediyor.

Son zamanlarda ilginç, tuhaf ve fazlasıyla ilgi çekici farklı konular içeren romanlar okumadıysanız bu kitabı size şiddetle tavsiye ederim. Herkesin okuması gereken son derece etkileyici kitaplardan. Ben de en kısa zamanda, yazarın ''Zaman Çarkı'' adlı kitabını alıp okumayı düşünüyorum.

Ken Grimwood'un Kayboluş romanı hakkındaki yorumu okumak için buraya tık.

Sil Baştan - Ken Grimwood



Ken Grimwood, aşık olduğum yazarlardan birisidir. Kendisini Kayboluş adlı romanıyla tanıdım ve beni olağanüstü bir şekilde etkilemeyi başardı. Normalde böyle gerilim tarzı, hafif korku içeren kitapları beğenmem zordur. Okurken iliklerime kadar korkmuyorsam benim için bir şey ifade etmez.

Ken Grimwood'un kitapları da dışarıdan bakıldığında sanki gerilim içeren, korku türü romanlarmış gibi görünüyor. Fakat hiç öyle değil. Başta öyle çıkmamasına gıcık olmuştum fakat okudukça apayrı bir tür olduğunu keşfettim. Hemen ardından Sil Baştan kitabını satın aldım ve aynı şekilde beni derinden etkilemeyi başardı.

Sil Baştan, Jeff adında bir adamın hayatını tekrar tekrar yaşamasını konu alıyor. Jeff, ilk tekrarında neye uğradığını kestiremiyor. Fakat bu olay, yani tekrarların içerisinde yaşıyor olması, sürekli ölüp tekrar doğması onu bilinmeyenleri aramaya sürüklüyor.

Kendisi gibi birini daha buluyor, tesadüf sonucunda: Pamela. Onunla farklı bir hayata başlıyorlar ve bir sonraki tekrarlarında birbirlerini tekrar buluyorlar. Fakat ters giden bir şeyler de vardır. Acaba kendileri gibi daha kaç insan var? Bu sorunun cevabını bulabilmek için, hiç de istedikleri gibi bir yola girmiş olmayacaklar.

Kitap kapağında da yazılmış olduğu gibi ''Hayatınızı tekrar, tekrar ve tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız...'' 

Hikaye sizi acayip derecede sürüklüyor. Kendinizi fena şekilde kaptırdığınız zaman sürekli ölen, sürekli doğan kişi sizmişsiniz gibi hissediyorsunuz. Bunu kitabı okurken defalarca yaşadım. Bu da yazarın ne kadar güçlü ve sağlam bir kaleminin olduğunu ifade ediyor.

Son zamanlarda ilginç, tuhaf ve fazlasıyla ilgi çekici farklı konular içeren romanlar okumadıysanız bu kitabı size şiddetle tavsiye ederim. Herkesin okuması gereken son derece etkileyici kitaplardan. Ben de en kısa zamanda, yazarın ''Zaman Çarkı'' adlı kitabını alıp okumayı düşünüyorum.

Ken Grimwood'un Kayboluş romanı hakkındaki yorumu okumak için buraya tık.

Merhaba sevgili okurlarım. Bugün sizlere, dün izlemiş olduğum bir aile filminden bahsedeceğim. Bu tür postlarımın başında, her zaman belirtmiş olduğum gibi yine aynı şeyi söyleyeceğim: Lütfen bu postumu özellikle homofobik ve transfobik, eşcinsellere karşı şiddetli bir şekilde ön yargı besleyen bireyler okusun. Önceliği onlara veriyorum, çünkü bilmeleri gereken çok şey var...

Film, LİSTAG Aileleri tarafından çekiliyor. Filmin yönetmenliğini Can CANDAN yapıyor.

Uzun metraj bir belgesel olan Benim Çocuğum filminde, aileler çocuklarının küçüklüğünden itibaren her şeylerini anlatmaya başlıyorlar. İlk eşcinsel olduklarını sezdikleri, anladıkları zamanları, çocuklarının onlara açıldığı zamanları, kendilerinin o süreç içerisinde neler yaşadıkları ve kabullenme süreçleri... Her şeyi anlatıyorlar ve anlamanızı istiyorlar.

Filmde, her zaman, her yerde belirttiğimiz gibi, öncelikle eşcinselliğin kesinlikle bir hastalık olmadığı, transeksüelliğin bir hastalık olmadığı. Zaten filmi izlerseniz, ailelerin anlatımından sonra CETAD Psikiyatrisleri size aklınızda olan tüm soruları baştan sona cevaplıyorlar. Empati yapmanızı istiyorlar ve sordukları tek bir soruyla, cinsel yöneliminize dair o ince çizgiyi kalınlaştırıyorlar.

Bu belgesel ne yazık ki benim şehrimde gösterime girmediği için çok üzülmüştüm. Bütün DVD marketleri dolaştım ve bulamadım. İnternete düşmesini bekliyordum ve bir arkadaşım tarafından hediye olarak aldım en sonunda.

İzlerken yer yer ağladım, yer yer de gülümsetti anne babalar beni. Film bittikten sonra içimden, İstanbul'a gittiğimde yapacağım ilk işin LİSTAG ailelerinin yanlarına gidip hepsinin ellerinden öpmek olacağını geçirdim.

Size şiddetle tavsiye ediyorum. Mutlaka bir yerden temin edin ve bir, bir buçuk saatinizi ayırın ve izleyin. Emin olun çok şey öğreneceksiniz ve tüm ön yargılarınızdan arınacaksınız.

Biliyorsunuz amacımız, ön yargısız ve rengarenk bir dünya oluşturmak.

İyi seyirler...

Benim Çocuğum - Film Yorumu

Merhaba sevgili okurlarım. Bugün sizlere, dün izlemiş olduğum bir aile filminden bahsedeceğim. Bu tür postlarımın başında, her zaman belirtmiş olduğum gibi yine aynı şeyi söyleyeceğim: Lütfen bu postumu özellikle homofobik ve transfobik, eşcinsellere karşı şiddetli bir şekilde ön yargı besleyen bireyler okusun. Önceliği onlara veriyorum, çünkü bilmeleri gereken çok şey var...

Film, LİSTAG Aileleri tarafından çekiliyor. Filmin yönetmenliğini Can CANDAN yapıyor.

Uzun metraj bir belgesel olan Benim Çocuğum filminde, aileler çocuklarının küçüklüğünden itibaren her şeylerini anlatmaya başlıyorlar. İlk eşcinsel olduklarını sezdikleri, anladıkları zamanları, çocuklarının onlara açıldığı zamanları, kendilerinin o süreç içerisinde neler yaşadıkları ve kabullenme süreçleri... Her şeyi anlatıyorlar ve anlamanızı istiyorlar.

Filmde, her zaman, her yerde belirttiğimiz gibi, öncelikle eşcinselliğin kesinlikle bir hastalık olmadığı, transeksüelliğin bir hastalık olmadığı. Zaten filmi izlerseniz, ailelerin anlatımından sonra CETAD Psikiyatrisleri size aklınızda olan tüm soruları baştan sona cevaplıyorlar. Empati yapmanızı istiyorlar ve sordukları tek bir soruyla, cinsel yöneliminize dair o ince çizgiyi kalınlaştırıyorlar.

Bu belgesel ne yazık ki benim şehrimde gösterime girmediği için çok üzülmüştüm. Bütün DVD marketleri dolaştım ve bulamadım. İnternete düşmesini bekliyordum ve bir arkadaşım tarafından hediye olarak aldım en sonunda.

İzlerken yer yer ağladım, yer yer de gülümsetti anne babalar beni. Film bittikten sonra içimden, İstanbul'a gittiğimde yapacağım ilk işin LİSTAG ailelerinin yanlarına gidip hepsinin ellerinden öpmek olacağını geçirdim.

Size şiddetle tavsiye ediyorum. Mutlaka bir yerden temin edin ve bir, bir buçuk saatinizi ayırın ve izleyin. Emin olun çok şey öğreneceksiniz ve tüm ön yargılarınızdan arınacaksınız.

Biliyorsunuz amacımız, ön yargısız ve rengarenk bir dünya oluşturmak.

İyi seyirler...



Geçtiğimiz aylarda, Rahat Batınca adlı kitabın yazarı olan Uğur Mıstaçoğlu, Facebook üzerinden bana bir mesaj yollamıştı. Kitap yazmış olduğunu haberdar etmişti ve kitabını okuyup, yorumlamamı istemişti. Bunu seve seve yapacağımı söyledim ve yazarımızdan adıma imzalı harika kitabı kaptım!

Tam sınav koşturmacası, stres anları, bunalımlar, korkular ve heyecanlar derken bu kitap geçti elime. Doğru dürüst kitap okumaya vakit ayıramıyordum ve kitap okumadan geçen günlerim oluyordu maalesef. Uğur Mıstaçoğlu sayesinde üzerimdeki stresi ve bunalımı bir nebze de olsa attım.

Hikaye hikaye yazılmış olan bu kitap oldukça akıcı bir dille yazılmış. Yazarımız oldukça samimi bir dil kullanmış. Çoğunluk olarak mizahi hikayeler yer alıyor kitapta ve gerçekten yüzünüzü güldürecek kurgular bulunmakta. Aralara hafif hüzünlü hikayeler de katmış yazarımız ve bu iki duyguyu çok iyi dengelemiş.

Kitabı 1 ay öncesine kadar bitirmiş olmama rağmen bloğa girip yazma fırsatı hiç bulamadım maalesef. Başta yazarımız Uğur Mıstaçoğlu'ndan ve sonra siz okuyucularımdan gecikmiş olan yorumum için özürlerimi sunuyorum.

Kitabı önerir miyim diye soruyorsanız, kesinlikle alın okuyun derim. Özellikle benim gibi stres dolu bir çalışma süresi geçirmişseniz ve hala üzerinizden yorgunluğunuzu atamadıysanız. Ve tabii özellikle ''rahat size de battıysa'' alın bakalım, belki içerideki hikaye sizi anlatıyordur!

NOT: Bildiğiniz gibi üniversite sınavlarına hazırlanma koşturmacalarım sona erdi. Bugün itibariyle LYS sonuçları da açıklandı. Sonuçlarım da dahil her şeyi sizlerle başka bir postta paylaşacağım. Fakat bunu tercih sonuçları açıklandıktan sonra yazmayı planlıyorum. Bunun dışında da size harika haberlerim var. Beklemede kalın!

Rahat Batınca - Uğur Mıstaçoğlu


Geçtiğimiz aylarda, Rahat Batınca adlı kitabın yazarı olan Uğur Mıstaçoğlu, Facebook üzerinden bana bir mesaj yollamıştı. Kitap yazmış olduğunu haberdar etmişti ve kitabını okuyup, yorumlamamı istemişti. Bunu seve seve yapacağımı söyledim ve yazarımızdan adıma imzalı harika kitabı kaptım!

Tam sınav koşturmacası, stres anları, bunalımlar, korkular ve heyecanlar derken bu kitap geçti elime. Doğru dürüst kitap okumaya vakit ayıramıyordum ve kitap okumadan geçen günlerim oluyordu maalesef. Uğur Mıstaçoğlu sayesinde üzerimdeki stresi ve bunalımı bir nebze de olsa attım.

Hikaye hikaye yazılmış olan bu kitap oldukça akıcı bir dille yazılmış. Yazarımız oldukça samimi bir dil kullanmış. Çoğunluk olarak mizahi hikayeler yer alıyor kitapta ve gerçekten yüzünüzü güldürecek kurgular bulunmakta. Aralara hafif hüzünlü hikayeler de katmış yazarımız ve bu iki duyguyu çok iyi dengelemiş.

Kitabı 1 ay öncesine kadar bitirmiş olmama rağmen bloğa girip yazma fırsatı hiç bulamadım maalesef. Başta yazarımız Uğur Mıstaçoğlu'ndan ve sonra siz okuyucularımdan gecikmiş olan yorumum için özürlerimi sunuyorum.

Kitabı önerir miyim diye soruyorsanız, kesinlikle alın okuyun derim. Özellikle benim gibi stres dolu bir çalışma süresi geçirmişseniz ve hala üzerinizden yorgunluğunuzu atamadıysanız. Ve tabii özellikle ''rahat size de battıysa'' alın bakalım, belki içerideki hikaye sizi anlatıyordur!

NOT: Bildiğiniz gibi üniversite sınavlarına hazırlanma koşturmacalarım sona erdi. Bugün itibariyle LYS sonuçları da açıklandı. Sonuçlarım da dahil her şeyi sizlerle başka bir postta paylaşacağım. Fakat bunu tercih sonuçları açıklandıktan sonra yazmayı planlıyorum. Bunun dışında da size harika haberlerim var. Beklemede kalın!

Yılın en güzel zamanlarına girdik, her yer bir moda çekimini andıran tatil fotoğraflarıyla dolmaya başladı bile. Bu dönemde özellikle ünlüleri takip etmek oldukça keyifli oluyor. Gazete ve dergilerdeki donuk fotoğraflar yerine sosyal medya hesaplarında daha cesur davranabiliyorlar. Bu yıl hem şarkılarıyla hem de sansasyonel hareketleriyle dikkat çeken Miley Cyrus, Instagram hesabındaki fotoğraflarla da hayranlarını etkilemeyi biliyor.
http://instagram.com/mileycyrus


Fotoğraflar için hangi uygulamayı kullandığını merak ediyorsanız eğer size güzel bir haberimiz var. Kullandığı LINE Camera uygulaması ücretsiz ve siz de kullanabilirsiniz. Ayrıca tüm fotoğraflarınızı doğrudan Twitter, Facebook ve Instagram gibi hesaplarınızda paylaşabiliyorsunuz.
iOS cihazınıza indirmek için: http://bit.ly/CameraiTunes
Android cihazınıza indirmek için: http://bit.ly/CameraGooglePlay
Uygulamayı ilk açtığınızda size SHOP, pick, CAMERA, GALLERY, BEAUTY ve COLLAGE+ seçenekleri sunuluyor. Aşağıda bunların ne işe yaradıklarını okuyabilirsiniz
Sıradan selfie’ler geçmişte kalsın
“Fotoğraflarım istediğim gibi çıkmıyor” diyorsanız Camera ve Gallery özelliklerini kullanabilirsiniz. Daha önceden çektiğiniz bir selfie üzerinde değişiklik yapmak için Gallery seçeneğini; yeni bir selfie çekmek için Camera seçeneğini kullanabilirsiniz. Birbirinden farklı onlarca filtre içinden fotoğrafınıza en uygunu ile harika bir görünüm yaratabilirsiniz. Bunun yanı sıra, çerçeve ekleme, SHOP seçeneğine gitme, yazı ekleme ve fotoğraf üzerinde parlaklık / saydamlık gibi ayarları da yapabilirsiniz. Fotoğraf makinası ikonunu sağa kaydırıp fotoğraf çektiğinizde, fotoğrafınızı çekmeden önce tasarım ikonundan filtre ya da çerçeve eklemenize olanak sağlıyor.
Tüm dünyada sticker mesajlaşmalarıyla ünlü olan LINE’ın sticker’ları fotoğraflarınızı süslemede de kullanılabiliyor. Bunun için “Shop” bölümünü kullanabilirsiniz. LINE Camera’nın ücretsiz sunduğu sticker’lar, fotoğraflarınıza ekleyebileceğiniz gözlük, şapka gibi eğlenceli aksesuarlar, konuşma balonu ve kalp, yıldız gibi tasarım pulları kullanabiliyorsunuz. Bunun yanı sıra fotoğrafınıza eklemek isteyebileceğiniz farklı tasarımlar ve özel tasarlanan setlerden satın alabiliyorsunuz.


Sticker ve dekorasyonların yanı sıra birçok efekt ve filtreyle fotoğraflarınızın havasını değiştirebilirsiniz. Sivilceler hep en lüzumsuz zamanda çıkar. İlk buluşmada, mezuniyet balosunda, doğum günlerinde… Hiçbir özel günü atlamaz yani. Bu nedenle en çok işinize yarayacak araçlardan birisi de yüzünüzdeki sivilce gibi lekeleri silmenize yarayan “Blemishes” ve gözaltı bölgesindeki koyu rengi azaltan “Dark Circle”. “Beauty” menüsü altındaki özelliklerle kuaförün sade olsun dediğiniz halde yaptığı abartılı makyajdan kurtulabilirsiniz. Dahası mı? Burnunuzu küçültebilir, yüzünüzü inceltebilir ya da uzatabilir, gözlerinizi büyütebilirsiniz. Hatta biraz eğlence için fotoğrafınızın üzerinde yaptığınız değişikliklerle komik fotoğraflar yaratıp arkadaşlarınızla gülebilirsiniz.


Güzel anlarınızın fotoğraflarını bir arada tutmak için kolajlar oluşturabilirsiniz. Bazı güzel anları tek bir kareye sığdırmak zordur o yüzden LINE Camera’nın Collage seçeneği ile fotoğraf düzenini ister kendiniz belirliyorsunuz isterseniz de LINE Camera’nın 2-9 arası fotoğraf yükleyebileceğiniz onlarca hazır kolaj temasından birini seçebiliyorsunuz. İstediğiniz fotoğrafları ekleyip dilerseniz de arka plan rengini değiştirebiliyorsunuz. Bunun yanı sıra LINE Camera’nın sunduğu tasarım araçları da kullanılabiliyor.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

LINE Camera Beauty ile Kendinizi Baştan Yaratın…

Yılın en güzel zamanlarına girdik, her yer bir moda çekimini andıran tatil fotoğraflarıyla dolmaya başladı bile. Bu dönemde özellikle ünlüleri takip etmek oldukça keyifli oluyor. Gazete ve dergilerdeki donuk fotoğraflar yerine sosyal medya hesaplarında daha cesur davranabiliyorlar. Bu yıl hem şarkılarıyla hem de sansasyonel hareketleriyle dikkat çeken Miley Cyrus, Instagram hesabındaki fotoğraflarla da hayranlarını etkilemeyi biliyor.
http://instagram.com/mileycyrus


Fotoğraflar için hangi uygulamayı kullandığını merak ediyorsanız eğer size güzel bir haberimiz var. Kullandığı LINE Camera uygulaması ücretsiz ve siz de kullanabilirsiniz. Ayrıca tüm fotoğraflarınızı doğrudan Twitter, Facebook ve Instagram gibi hesaplarınızda paylaşabiliyorsunuz.
iOS cihazınıza indirmek için: http://bit.ly/CameraiTunes
Android cihazınıza indirmek için: http://bit.ly/CameraGooglePlay
Uygulamayı ilk açtığınızda size SHOP, pick, CAMERA, GALLERY, BEAUTY ve COLLAGE+ seçenekleri sunuluyor. Aşağıda bunların ne işe yaradıklarını okuyabilirsiniz
Sıradan selfie’ler geçmişte kalsın
“Fotoğraflarım istediğim gibi çıkmıyor” diyorsanız Camera ve Gallery özelliklerini kullanabilirsiniz. Daha önceden çektiğiniz bir selfie üzerinde değişiklik yapmak için Gallery seçeneğini; yeni bir selfie çekmek için Camera seçeneğini kullanabilirsiniz. Birbirinden farklı onlarca filtre içinden fotoğrafınıza en uygunu ile harika bir görünüm yaratabilirsiniz. Bunun yanı sıra, çerçeve ekleme, SHOP seçeneğine gitme, yazı ekleme ve fotoğraf üzerinde parlaklık / saydamlık gibi ayarları da yapabilirsiniz. Fotoğraf makinası ikonunu sağa kaydırıp fotoğraf çektiğinizde, fotoğrafınızı çekmeden önce tasarım ikonundan filtre ya da çerçeve eklemenize olanak sağlıyor.
Tüm dünyada sticker mesajlaşmalarıyla ünlü olan LINE’ın sticker’ları fotoğraflarınızı süslemede de kullanılabiliyor. Bunun için “Shop” bölümünü kullanabilirsiniz. LINE Camera’nın ücretsiz sunduğu sticker’lar, fotoğraflarınıza ekleyebileceğiniz gözlük, şapka gibi eğlenceli aksesuarlar, konuşma balonu ve kalp, yıldız gibi tasarım pulları kullanabiliyorsunuz. Bunun yanı sıra fotoğrafınıza eklemek isteyebileceğiniz farklı tasarımlar ve özel tasarlanan setlerden satın alabiliyorsunuz.


Sticker ve dekorasyonların yanı sıra birçok efekt ve filtreyle fotoğraflarınızın havasını değiştirebilirsiniz. Sivilceler hep en lüzumsuz zamanda çıkar. İlk buluşmada, mezuniyet balosunda, doğum günlerinde… Hiçbir özel günü atlamaz yani. Bu nedenle en çok işinize yarayacak araçlardan birisi de yüzünüzdeki sivilce gibi lekeleri silmenize yarayan “Blemishes” ve gözaltı bölgesindeki koyu rengi azaltan “Dark Circle”. “Beauty” menüsü altındaki özelliklerle kuaförün sade olsun dediğiniz halde yaptığı abartılı makyajdan kurtulabilirsiniz. Dahası mı? Burnunuzu küçültebilir, yüzünüzü inceltebilir ya da uzatabilir, gözlerinizi büyütebilirsiniz. Hatta biraz eğlence için fotoğrafınızın üzerinde yaptığınız değişikliklerle komik fotoğraflar yaratıp arkadaşlarınızla gülebilirsiniz.


Güzel anlarınızın fotoğraflarını bir arada tutmak için kolajlar oluşturabilirsiniz. Bazı güzel anları tek bir kareye sığdırmak zordur o yüzden LINE Camera’nın Collage seçeneği ile fotoğraf düzenini ister kendiniz belirliyorsunuz isterseniz de LINE Camera’nın 2-9 arası fotoğraf yükleyebileceğiniz onlarca hazır kolaj temasından birini seçebiliyorsunuz. İstediğiniz fotoğrafları ekleyip dilerseniz de arka plan rengini değiştirebiliyorsunuz. Bunun yanı sıra LINE Camera’nın sunduğu tasarım araçları da kullanılabiliyor.


Bir boomads advertorial içeriğidir.


Korkuyorum... 
Neden diye sormayın,
 bilmiyorum..

Zifiri karanlık bir odada, iki nefes var sadece.
Biri alırken diğeri veriyor,
biri verirken diğeri alıyor.
 Pencereden sızan hafif bir ışık var sadece.
O da odanın içinde uçuşan 
tozların gün yüzüne çıkmasına sebep oluyor.

Yanımda bir nefes daha olmasına rağmen
kendimi neden hala yalnız,
yapayalnız hissediyorum?
Elimin üzerinde bir el,
zifiri karanlıkta siyahımsı bir silüet
olmadığı için mi? 
Bilmiyorum...
Bana sormayın.

Gözlerim tamamiyle açık...
Kırpmıyorum.
Saat tam olarak sabahın beşi.
Hava hafiften aydınlanmaya meraklı,
karanlık ise aydınlığa direniyor.
Karanlık da biliyor
sonucun ne olacağını,
fakat yine de pes etmiyor.

Uyumak istiyorum...
Gün doğmadan uyumak istiyorum.
Aydınlıkta uyuyamam
ben.
Gözlerimi,
kapatamam.

Biraz daha diren karanlık...
Pes etme!
Zamanın gelecek
ama biraz daha diren.
Ben
gözlerimi yumayım
ve
huzura ereyim.
Kulaklarımın tamamen duymadığı,
gözlerimin tamamen görmediği 
o anda bırak bu amaçsız oyunu.
Pes et
ve 
geri çekil.
Ya da gel yanıma kıvrıl,
bu yorganı beraber paylaşalım...

Karanlığın Sessiz Mücadelesi


Korkuyorum... 
Neden diye sormayın,
 bilmiyorum..

Zifiri karanlık bir odada, iki nefes var sadece.
Biri alırken diğeri veriyor,
biri verirken diğeri alıyor.
 Pencereden sızan hafif bir ışık var sadece.
O da odanın içinde uçuşan 
tozların gün yüzüne çıkmasına sebep oluyor.

Yanımda bir nefes daha olmasına rağmen
kendimi neden hala yalnız,
yapayalnız hissediyorum?
Elimin üzerinde bir el,
zifiri karanlıkta siyahımsı bir silüet
olmadığı için mi? 
Bilmiyorum...
Bana sormayın.

Gözlerim tamamiyle açık...
Kırpmıyorum.
Saat tam olarak sabahın beşi.
Hava hafiften aydınlanmaya meraklı,
karanlık ise aydınlığa direniyor.
Karanlık da biliyor
sonucun ne olacağını,
fakat yine de pes etmiyor.

Uyumak istiyorum...
Gün doğmadan uyumak istiyorum.
Aydınlıkta uyuyamam
ben.
Gözlerimi,
kapatamam.

Biraz daha diren karanlık...
Pes etme!
Zamanın gelecek
ama biraz daha diren.
Ben
gözlerimi yumayım
ve
huzura ereyim.
Kulaklarımın tamamen duymadığı,
gözlerimin tamamen görmediği 
o anda bırak bu amaçsız oyunu.
Pes et
ve 
geri çekil.
Ya da gel yanıma kıvrıl,
bu yorganı beraber paylaşalım...

Fotoğrafım
Edirne, Ayşekadın, Türkiye
19 Ocak 1996, İskenderun doğumlu. Trakya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü mezunu. 13 yaşından beri blogger. 2012 Hürriyet Bumerang Ödülleri'nde En Uyumlu site üçüncülüğüne hak kazandı. İlk kitabı İkinci Kadının Hikâyesi ise Temmuz 2016 yılında basıldı. Tüm kitabevleri ve online kitapçılarda satışta.