background img

The New Stuff


Ve beklenen gün geldi!

Çekilişi kazanan arkadaşımız belli oldu. Heyecanı biraz daha arttırmak için kazananı videoda göreceksiniz, buraya yazmayacağım.

Tekrardan hepinize katılımınız için teşekkür etmek istiyorum.
Kazanan arkadaşımızı tebrik ediyorum.

Bir sonraki çekilişte görüşmek üzere!

Kazanan arkadaşımız nelere sahip oldu? 

Bertrice Small'in Adora adlı kitabı, üç adet renkli kalem ve bir adet not defteri.
Bunların yanında arkadaşımız için kendi seçeceğim sürpriz bir hediyeyi göndereceğim.

Çekilişin Sonucu Belli Oldu!


Ve beklenen gün geldi!

Çekilişi kazanan arkadaşımız belli oldu. Heyecanı biraz daha arttırmak için kazananı videoda göreceksiniz, buraya yazmayacağım.

Tekrardan hepinize katılımınız için teşekkür etmek istiyorum.
Kazanan arkadaşımızı tebrik ediyorum.

Bir sonraki çekilişte görüşmek üzere!

Kazanan arkadaşımız nelere sahip oldu? 

Bertrice Small'in Adora adlı kitabı, üç adet renkli kalem ve bir adet not defteri.
Bunların yanında arkadaşımız için kendi seçeceğim sürpriz bir hediyeyi göndereceğim.



1 haftadır sürmekte olan eylemler bir türlü bitmek bilmiyor ve bu şekilde giderse de biteceğe benzemiyor. İlk günden beri ben de kesinlikle bu eyleme destek veren bir bloggerım. İskenderun'da gerçekleşen eylemlerin bir çoğuna da katıldım. Tabii ki dediğim gibi eylemler devam etmekte ve ben de sonuna kadar susmayacağım, desteğimi sürdüreceğim.

Her geçen gün ölüm haberleri çıkmaya başlıyor. İlk olarak Antakya'dan bir arkadaşımızın vefat haberini aldık ve bu bizler için gerçekten çok üzücü bir durum. Cenazesine 30 bin kişinin katıldığı haberlerini aldım. Dün de TV kanallarında Tuğran Akbaş adlı bir genç arkadaşımızın hayatını kaybettiği iddia ediliyordu. Gerçekliğinden emin değilim fakat polisin sert tepkilerinden kaynaklandığından hiçbirimizin şüphesi yok.

Ülkemizin polisleri, gerçekten çığırından çıktı diyebilirim. Eğer ilk günden o şekilde tepkiler gösterilmeseydi halka, şu an durumun burada ve bu şekilde olmayacağı neredeyse kesindi. Polisler, gün geçtikçe daha çok şiddete başvuruyorlar ve gerçekten iç acıtan sahnelerle, görüntülerle karşı karşıya kalıyoruz. Bu sebeple, polisleri bu davranışlarından ötürü sonuna kadar kınıyorum!

***

Bu olayların dışında, bildiğimiz gibi bir çok sokağa; duvarlara, arabalara vs. spreylerle bir şeyler yazılıyor. Sloganların ardı arkası kesilmiyor ve kesinlikle hepsi birbirinden güzel sloganlar. Bu şekilde, fotoğraf makinelerine yansıyan bir kaç kare bulunmakta. Dün gördüğümde gerçekten hoşuma gitti ve hepsine ayrı bir tebessüm ettim. Bakalım sizler de beğenecek misiniz?


















Gezi Parkı'ndan Gülümseten Kareler


1 haftadır sürmekte olan eylemler bir türlü bitmek bilmiyor ve bu şekilde giderse de biteceğe benzemiyor. İlk günden beri ben de kesinlikle bu eyleme destek veren bir bloggerım. İskenderun'da gerçekleşen eylemlerin bir çoğuna da katıldım. Tabii ki dediğim gibi eylemler devam etmekte ve ben de sonuna kadar susmayacağım, desteğimi sürdüreceğim.

Her geçen gün ölüm haberleri çıkmaya başlıyor. İlk olarak Antakya'dan bir arkadaşımızın vefat haberini aldık ve bu bizler için gerçekten çok üzücü bir durum. Cenazesine 30 bin kişinin katıldığı haberlerini aldım. Dün de TV kanallarında Tuğran Akbaş adlı bir genç arkadaşımızın hayatını kaybettiği iddia ediliyordu. Gerçekliğinden emin değilim fakat polisin sert tepkilerinden kaynaklandığından hiçbirimizin şüphesi yok.

Ülkemizin polisleri, gerçekten çığırından çıktı diyebilirim. Eğer ilk günden o şekilde tepkiler gösterilmeseydi halka, şu an durumun burada ve bu şekilde olmayacağı neredeyse kesindi. Polisler, gün geçtikçe daha çok şiddete başvuruyorlar ve gerçekten iç acıtan sahnelerle, görüntülerle karşı karşıya kalıyoruz. Bu sebeple, polisleri bu davranışlarından ötürü sonuna kadar kınıyorum!

***

Bu olayların dışında, bildiğimiz gibi bir çok sokağa; duvarlara, arabalara vs. spreylerle bir şeyler yazılıyor. Sloganların ardı arkası kesilmiyor ve kesinlikle hepsi birbirinden güzel sloganlar. Bu şekilde, fotoğraf makinelerine yansıyan bir kaç kare bulunmakta. Dün gördüğümde gerçekten hoşuma gitti ve hepsine ayrı bir tebessüm ettim. Bakalım sizler de beğenecek misiniz?



















Merhaba arkadaşlar. Bildiğiniz gibi 1 ay önce, blogumun ilk çekilişini düzenledim ve bugün ile birlikte çekiliş sona erdi. Bu posttan sonra gelen yorumlar ne yazık ki çekiliş için geçerli sayılmayacaktır.

Çekiliş süresi boyunca 50 kişinin katılımı gerçekleşti ve toplamda da 150 çekiliş hakkı bulunmaktadır. Sonuçları yarın blogumda video ile duyuracağım. Tekrar bir hatırlatma olarak, kazanan arkadaşımıza; Adora adlı romanı, not defteri, renkli kalemler ve bunların yanında da kazananın kız veya erkek olmasına göre, kendi seçeceğim sürpriz bir hediyeyi göndereceğim.

Emin olun ki ben de en az sizler kadar heyecanlıyım.
Dediğim gibi, bir aksaklık olmazsa yarın sonuçlar açıklanıyor.

Hepinize mutlu günler!

Duyuru!

Merhaba arkadaşlar. Bildiğiniz gibi 1 ay önce, blogumun ilk çekilişini düzenledim ve bugün ile birlikte çekiliş sona erdi. Bu posttan sonra gelen yorumlar ne yazık ki çekiliş için geçerli sayılmayacaktır.

Çekiliş süresi boyunca 50 kişinin katılımı gerçekleşti ve toplamda da 150 çekiliş hakkı bulunmaktadır. Sonuçları yarın blogumda video ile duyuracağım. Tekrar bir hatırlatma olarak, kazanan arkadaşımıza; Adora adlı romanı, not defteri, renkli kalemler ve bunların yanında da kazananın kız veya erkek olmasına göre, kendi seçeceğim sürpriz bir hediyeyi göndereceğim.

Emin olun ki ben de en az sizler kadar heyecanlıyım.
Dediğim gibi, bir aksaklık olmazsa yarın sonuçlar açıklanıyor.

Hepinize mutlu günler!


18 Mayıs Cumartesi günü Facebook'da dolanırken birden bire karşıma Oben Budak'ın resmi çıktı ve altında saat 14:00'da İskenderun Primemall AVM'de imza gününe geleceği yazıyordu. O gün evden çıkmam neredeyse imkansız sayılırdı ve ne yapacağım ne edeceğim derken kardeşimi de tuttum kolundan koştur koştur gittik. 

Oben Budak'ı tanıyıp biliyordum fakat ilk kitabı olan Falan Filan'ı da okumadım. Bu tür kitaplarda zaten artık bildiğiniz gibi bir karmaşıklık yapıyorum, dizüstü edebiyatta da olduğu gibi. O yüzden Hayvan'ı almayı tercih ettim öncelikle ve aldım. Hemen ardından da imzamı da kaptım. Falan Filan'ı da kesinlikle alacağım.


Kitabın yorumunu yapmadan önce Oben Budak'ın çok sempatik bir insan olduğunu söylemek istiyorum. Beni görür görmez ''Hoş geldin, nasılsın?'' diye sordu ve fazlasıyla güler yüzle karşıladı beni. Birden o kadar sıcak geldi ki sanki 20 yıldır tanıyormuşum gibi. Yıllar önce kaybolmuş ağabeyimi bulmuş gibi hissettim kendimi resmen. Neyse işte sonra da imzamı falan aldım, hoşçakallaştık. İyi ki de geldi valla, ne yaptım ettim gittim ya o anı unutamam.

Kitaba gelecek olursak, Cemal tam bir HAYVAN! Öncelikle bunu dile getirmek istedim. Abi bir insan bu kadar mı şeyinin derdinde olur ya. Bir gününü sevişmeden geçiremiyor. Fakat kitabı okurken de kafamda canlanan tip gerçekten fazlaca yakışıklı biri oldu, hakkını yemeyelim.

Kitaba güldüğüm gibi üzüldüğüm nokta ise Cemal'in ilk aşkı ile yaşadığı o korkunç gün. O günden sonra Cemal kimseye aşık olmayacağını düşünüyordu fakat karşısına Bige çıkıyor ve olanlar oluyor.

Oben Budak harika bir kitap yazmış. Hayvan'ın gerçek tanımını merak eden herkes alıp okumalı. ''Hayvan'' diye nitelendirdiğimiz insanı en iyi şekilde bizlere sunmuş.

Ayrıca söylemeden de edemeyeceğim. Kitaptaki karakterlerin isimleri çok özenle seçilmiş gibi geldi bana. Farklı olduğu kadar da güzel isimler. Mesela şimdiye kadar Bige diye bir isim hayatımda duymadım yani. Şimdi kızım olsa adını Bige koyabilirim ama. Aman konu nereden nereye geldi.

Alıp okumayan Hayvan olsun diyorum ve hepinizi kocaman öpüyorum.

Hayvan - Oben Budak


18 Mayıs Cumartesi günü Facebook'da dolanırken birden bire karşıma Oben Budak'ın resmi çıktı ve altında saat 14:00'da İskenderun Primemall AVM'de imza gününe geleceği yazıyordu. O gün evden çıkmam neredeyse imkansız sayılırdı ve ne yapacağım ne edeceğim derken kardeşimi de tuttum kolundan koştur koştur gittik. 

Oben Budak'ı tanıyıp biliyordum fakat ilk kitabı olan Falan Filan'ı da okumadım. Bu tür kitaplarda zaten artık bildiğiniz gibi bir karmaşıklık yapıyorum, dizüstü edebiyatta da olduğu gibi. O yüzden Hayvan'ı almayı tercih ettim öncelikle ve aldım. Hemen ardından da imzamı da kaptım. Falan Filan'ı da kesinlikle alacağım.


Kitabın yorumunu yapmadan önce Oben Budak'ın çok sempatik bir insan olduğunu söylemek istiyorum. Beni görür görmez ''Hoş geldin, nasılsın?'' diye sordu ve fazlasıyla güler yüzle karşıladı beni. Birden o kadar sıcak geldi ki sanki 20 yıldır tanıyormuşum gibi. Yıllar önce kaybolmuş ağabeyimi bulmuş gibi hissettim kendimi resmen. Neyse işte sonra da imzamı falan aldım, hoşçakallaştık. İyi ki de geldi valla, ne yaptım ettim gittim ya o anı unutamam.

Kitaba gelecek olursak, Cemal tam bir HAYVAN! Öncelikle bunu dile getirmek istedim. Abi bir insan bu kadar mı şeyinin derdinde olur ya. Bir gününü sevişmeden geçiremiyor. Fakat kitabı okurken de kafamda canlanan tip gerçekten fazlaca yakışıklı biri oldu, hakkını yemeyelim.

Kitaba güldüğüm gibi üzüldüğüm nokta ise Cemal'in ilk aşkı ile yaşadığı o korkunç gün. O günden sonra Cemal kimseye aşık olmayacağını düşünüyordu fakat karşısına Bige çıkıyor ve olanlar oluyor.

Oben Budak harika bir kitap yazmış. Hayvan'ın gerçek tanımını merak eden herkes alıp okumalı. ''Hayvan'' diye nitelendirdiğimiz insanı en iyi şekilde bizlere sunmuş.

Ayrıca söylemeden de edemeyeceğim. Kitaptaki karakterlerin isimleri çok özenle seçilmiş gibi geldi bana. Farklı olduğu kadar da güzel isimler. Mesela şimdiye kadar Bige diye bir isim hayatımda duymadım yani. Şimdi kızım olsa adını Bige koyabilirim ama. Aman konu nereden nereye geldi.

Alıp okumayan Hayvan olsun diyorum ve hepinizi kocaman öpüyorum.


Günler önce başlayan Gezi Parkı direnişi, artık sadece İstanbul'da devam etmiyor. Ülkemizin hemen hemen her şehrinde ve hatta başka ülkelerde bile direniş devam etmekte. İskenderun da bu şehirler arasında yerini alıyor.

Bu yaşıma kadar İskenderun'da bu kadar dev bir eylem hiç görmedim doğrusu. Gün geçtikçe eyleme katılan insan sayısında artış oluyor. Bu sebeple sesler de yükseliyor, gücümüz de artıyor, umudumuz da çoğalıyor. Tüm Türkiye olarak sonuna kadar savaşacağız!


Eylemler, direniş sadece gündüzleri olmuyor. Akşamları da insanlar sokağa dökülüyor ve Türk kadınımız ellerinde tencere, tava ile sokaklarda mücadelesini gösteriyor. Dün gece saat 21:00 sularında benim de yaşamakta olduğum Yenişehir Mahallesinde aniden tencereye vurma sesleri yankılanıverdi. Işıklar yakılıp söndürüldü. Protesto gece yarısına kadar devam etti.


Çok net olmasa da teyzemizi tavaya vururken yakalamayı başardım. 


Direniş bugün de devam edecek. İskenderun halkı saat 18:00'da havuzlu çarşıda toplanacak. Herkes bugün siyah giyecek.

Son olarak söylemek istediğim şey ise, umuyorum ki amacımıza ulaşacağız. Mustafa Kemal'in evlatları olarak bu ülkeye BİZ sahip çıkacağız. Hadi arkadaşlar, göreyim sizleri. Susmak yok. Direnişe devam!

İskenderun da Gezi Parkı İçin Direniyor!


Günler önce başlayan Gezi Parkı direnişi, artık sadece İstanbul'da devam etmiyor. Ülkemizin hemen hemen her şehrinde ve hatta başka ülkelerde bile direniş devam etmekte. İskenderun da bu şehirler arasında yerini alıyor.

Bu yaşıma kadar İskenderun'da bu kadar dev bir eylem hiç görmedim doğrusu. Gün geçtikçe eyleme katılan insan sayısında artış oluyor. Bu sebeple sesler de yükseliyor, gücümüz de artıyor, umudumuz da çoğalıyor. Tüm Türkiye olarak sonuna kadar savaşacağız!


Eylemler, direniş sadece gündüzleri olmuyor. Akşamları da insanlar sokağa dökülüyor ve Türk kadınımız ellerinde tencere, tava ile sokaklarda mücadelesini gösteriyor. Dün gece saat 21:00 sularında benim de yaşamakta olduğum Yenişehir Mahallesinde aniden tencereye vurma sesleri yankılanıverdi. Işıklar yakılıp söndürüldü. Protesto gece yarısına kadar devam etti.


Çok net olmasa da teyzemizi tavaya vururken yakalamayı başardım. 


Direniş bugün de devam edecek. İskenderun halkı saat 18:00'da havuzlu çarşıda toplanacak. Herkes bugün siyah giyecek.

Son olarak söylemek istediğim şey ise, umuyorum ki amacımıza ulaşacağız. Mustafa Kemal'in evlatları olarak bu ülkeye BİZ sahip çıkacağız. Hadi arkadaşlar, göreyim sizleri. Susmak yok. Direnişe devam!

Fotoğrafım
Edirne, Ayşekadın, Türkiye
19 Ocak 1996, İskenderun doğumlu. Trakya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü mezunu. 13 yaşından beri blogger. 2012 Hürriyet Bumerang Ödülleri'nde En Uyumlu site üçüncülüğüne hak kazandı. İlk kitabı İkinci Kadının Hikâyesi ise Temmuz 2016 yılında basıldı. Tüm kitabevleri ve online kitapçılarda satışta.