background img

The New Stuff

haykırmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haykırmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gözlerimden yaşlar ardı ardına akmaya devam ederken kulaklığı iyice bastırıyorum kulağıma. Şarkının her bir ayrıntısı her bir vurgusu içimde yankılansın istiyordum. Şarkıya ben de eşlik ediyordum, bağıra bağıra. Eşlik ettikçe daha fazla ağlıyordum ve daha da dayanılmaz bir hal alıyordu içimdeki büyük sır.

Gözlerimi kapatıp hep aynı sahneyi canlandırıyordum gözümde. Bu sırrı onlara ne şekilde söyleyeceğim ve onların vereceği tepkiler. Tepkilerin sonu yoktu ama ben ancak bir şekilde söyleyebilirdim. Açık ve net bir şekilde. Keşke bazı şeyleri, düşlediğimiz gibi aynen yaşayabilsek.

Bunları gözümde canlandırınca bir cesaret doluyordu içime. Ama kararsızlık da bırakmıyordu peşini. Yatağımdan sayısız kere hızlıca doğrulup her şeyi haykırmak istiyordum ama sonra bir gözyaşı eşliğinde daha yavaş yavaş yaslıyordum sırtımı yastığıma. Ancak karanlığa bağırabiliyordum çünkü söylediklerime tepki vermeyen ve sessizce beni dinleyen tek şeydi o. Karanlık.

Doğru zaman mutlaka gelecekti. Gelmeliydi ve söylemeliydim. Cesaretimi toplayacağım. Kelimelerimi özenle seçip, tek tek ve yavaşça söyleyeceğim. Gözlerim kapalı olacak, çünkü ağlamamalıydım. Güçlü durmalıydım ve elimden tutmalarını isteyecektim.

Evet, işte şarkının en sevdiğim kısmı. Artık gözlerimi açabilir miyim?

''Dilerseniz bloguma, sayfanın üst köşesinde bulunan Bumerang Ödülleri Adayı şablonundan oy verebilir ve bana destek olabilirsiniz. Oylarınız tamamen ücretsizdir. Teşekkürler.''

Karanlık Haykırışlarımı Dinliyor

Gözlerimden yaşlar ardı ardına akmaya devam ederken kulaklığı iyice bastırıyorum kulağıma. Şarkının her bir ayrıntısı her bir vurgusu içimde yankılansın istiyordum. Şarkıya ben de eşlik ediyordum, bağıra bağıra. Eşlik ettikçe daha fazla ağlıyordum ve daha da dayanılmaz bir hal alıyordu içimdeki büyük sır.

Gözlerimi kapatıp hep aynı sahneyi canlandırıyordum gözümde. Bu sırrı onlara ne şekilde söyleyeceğim ve onların vereceği tepkiler. Tepkilerin sonu yoktu ama ben ancak bir şekilde söyleyebilirdim. Açık ve net bir şekilde. Keşke bazı şeyleri, düşlediğimiz gibi aynen yaşayabilsek.

Bunları gözümde canlandırınca bir cesaret doluyordu içime. Ama kararsızlık da bırakmıyordu peşini. Yatağımdan sayısız kere hızlıca doğrulup her şeyi haykırmak istiyordum ama sonra bir gözyaşı eşliğinde daha yavaş yavaş yaslıyordum sırtımı yastığıma. Ancak karanlığa bağırabiliyordum çünkü söylediklerime tepki vermeyen ve sessizce beni dinleyen tek şeydi o. Karanlık.

Doğru zaman mutlaka gelecekti. Gelmeliydi ve söylemeliydim. Cesaretimi toplayacağım. Kelimelerimi özenle seçip, tek tek ve yavaşça söyleyeceğim. Gözlerim kapalı olacak, çünkü ağlamamalıydım. Güçlü durmalıydım ve elimden tutmalarını isteyecektim.

Evet, işte şarkının en sevdiğim kısmı. Artık gözlerimi açabilir miyim?

''Dilerseniz bloguma, sayfanın üst köşesinde bulunan Bumerang Ödülleri Adayı şablonundan oy verebilir ve bana destek olabilirsiniz. Oylarınız tamamen ücretsizdir. Teşekkürler.''

Sus, haykırışlarını dinlemek istiyorum. Saatlerce, dakikalarca yapmak istiyorum bunu. Tüm dünya ile alakamı kesip, sadece seni dinlemek, seni izlemek ve gözlerine bakmak. Ne kadar tatlı olursun bir şeyler anlatırken sen şimdi. Gözlerinin içi güler, arada bir durursun, sen de izlersin beni. Daha da tatlı olursun, tebessüm edersin birazcık.

El ele dolaşırız her tarafı, her bir yanı. Sarılırsın arada bana, gülüşürüz ve bazen dudağıma ufak bir öpücük kondurursun belki de. Herkes bakar bize, gülümserler, kıskanırlar belki. İstediğimiz de bu değil mi zaten? Herkesin aşkımızı izlemesi ve bize hayran kalması. Konuşma, sus. Sadece beni izle, bana bak ve beni gör. Sadece beni.

Sus! Haykırışlarını Dinlemek İstiyorum

Sus, haykırışlarını dinlemek istiyorum. Saatlerce, dakikalarca yapmak istiyorum bunu. Tüm dünya ile alakamı kesip, sadece seni dinlemek, seni izlemek ve gözlerine bakmak. Ne kadar tatlı olursun bir şeyler anlatırken sen şimdi. Gözlerinin içi güler, arada bir durursun, sen de izlersin beni. Daha da tatlı olursun, tebessüm edersin birazcık.

El ele dolaşırız her tarafı, her bir yanı. Sarılırsın arada bana, gülüşürüz ve bazen dudağıma ufak bir öpücük kondurursun belki de. Herkes bakar bize, gülümserler, kıskanırlar belki. İstediğimiz de bu değil mi zaten? Herkesin aşkımızı izlemesi ve bize hayran kalması. Konuşma, sus. Sadece beni izle, bana bak ve beni gör. Sadece beni.

Fotoğrafım
Edirne, Ayşekadın, Türkiye
19 Ocak 1996, İskenderun doğumlu. Trakya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü mezunu. 13 yaşından beri blogger. 2012 Hürriyet Bumerang Ödülleri'nde En Uyumlu site üçüncülüğüne hak kazandı. İlk kitabı İkinci Kadının Hikâyesi ise Temmuz 2016 yılında basıldı. Tüm kitabevleri ve online kitapçılarda satışta.